PERİNÇEK SOYADININ
HİKAYESİ
7 Ekim 2005
tarihindeki yeni
bilgilerle
Biz Erzincan ili Kemaliye (Eğin) ilçesi Apçağa köyündeniz.
Ailemizin lakabı
Hacı Sadıkgil. 1934
yılında Soyadı
Kanunu çıktığı
zaman, babam Sadık
Perinçek öğrenci.
Daha sonra Yargıtay
Başsavcı
Yardımcılığı, 16 yıl
Erzincan
Milletvekilliği ve
Adalet Partisi Genel
Başkan Yardımcılığı
görevlerinde
bulundu.
O zaman soyadı önerisi olarak
yayınlanan sözlüğe
bakıyor ve Sadık
sözcüğünün
karşılığında
Perinçek sözcüğünü
buluyor ve babasına,
yani büyükbabam
Mehmet Cemal
Perinçek'e aile
adımız olan
Sadıkgil'in
karşılığı olarak
Perinçek soyadını
almamızı öneriyor.
PTT Müdürü olan
büyükbabam da
benimsiyor.
Nevzat Erkmen ve Canan Erkmen
tarafından
hazırlanan, Hürriyet
gazetesinin Eylül
1987'de yayınladığı
Kafiyeli İsimler
Sözlüğü'nde Perinçek
karşılığında, sadık
ve fedakâr anlamları
yazılı (s. 35).
Perinçek sözcüğünün Rusya'da
yaşayan Türk
halklarının
bazılarında hâlâ
kullanıldığını, eşim
Şule Perinçek, bir
Rusya gezisi
sırasında
öğrenmişti.
Altay Türkçesinde "berin", bir şeye
kendini vermek,
sadık olmak anlamına
geliyor. "Beringen
kiji" sadık kişi
anlamında. Sözcüğün
kökü "bermek", yani
vermek. Bu bilgileri
Altayca-Türkçe
sözlükten
öğreniyoruz. Aynı
sözlükte Türkçe "bermek/vermek"
sözcüğünün
Moğolcadan alındığı
yazılı.
(Altayca-Türkçe
Sözlük, Hz Prof. Dr.
Emine Gürsoy-Naskali,
Muvaffak Duranlı,
AKDTYK Türk Dili
Kurumu yayını,
Ankara 1999, s.
38-39).
Kırgızca sözlüğe baktım, "berilgendik"
sadakat anlamına
geliyor. "Berilüü"
verilmek ve aynı
zamanda sadık olmak
anlamına geliyor
(Nurettin Aksu-Ayfer
Işık, Türkiye
Türkçösü-Kırgız
Türkçösü Sözdügü,
MEB Yayını, İstanbul
1997, s. 41).
2004 yılı 18 Haziran günü Çin Halk
Cumhuriyeti'nin
İli-Kazak Özerk
bölgesine ziyarete
gittiğimizde, Kazak
yöneticileri, kendi
dillerinde bermek
(vermek) kökünden
gelen, berinçek
sözcüğünün
bulunduğunu
söylediler.
4 Aralık 2004 günü Ankara'daki
Avrasya
Sempozyumu'nda
tanıştığım Karaçay
Türklerinin sanatçı
ve yazarlarından
Sofi Tram-Semen,
Berinçek sözcüğünün
Karaçay Türklerinin
Nart boyunun
dilinde, "Durmadan
veren, canını tekrar
tekrar veren, eli,
yüreği ve ruhu açık,
fedakâr insan"
anlamına geldiğini
belirtti. "Bu tür
insanlara 'ne
berinçek adam'
derler" dedi.
İşin çok ilginç yanı, benim
atalarımın da
Kafkaslar'da Kuban
ırmağı boylarında
yaşayan Karaçay
Türklerinden (veya
Türkmen) olmasıdır.
Aynı kökten gelen
akrabalarımızın bir
kısmı bu nedenle
Kuban, Kopan gibi
soyadları almış
bulunuyorlar. Benim
yedinci göbek atam
olan Hasan Ağa
soyundan gelenler,
Rus Çarlığının
1760'lardaki
yayılması üzerine
Kafkaslar'dan
Karadeniz'e dökülen
Koban nehri
boylarından önce
Kars'a, sonra
Erzurum civarına ve
en son Erzincan ili
Kemaliye (Eğin)
ilçesi Çit köyüne ve
daha sonra da Apçağa
köyüne geliyorlar.
Hasan Ağa'nın oğlu
Mehmet, onun oğlu
Hacı Yaşar, onun
oğlu Osmanlı'nın
Mekke'deki son PTT
Müdürü Hacı Sadık,
onun oğlu Mehmet
Cemal Perinçek, onun
oğlu Mehmet Sadık
Perinçek, onun oğlu
Doğu Perinçek.
Büyükbabam ve babam,
Perinçek sözcüğünü
soyadı olarak
aldıkları zaman, bu
sözcüğün Karaçay
Türkçesinden
geldiğini
bilmiyorlardı; hatta
atalarının Koban
nehri boylarında
yaşayan Karaçay
Türkleri (veya
Türkmen) olduğunu da
bilmiyorlardı. Bu
gerçeği, 1950'li
yıllarda bizim
sülaleden bazı
akrabalarımızın,
Cezmi Kopan'ların
yaptıkları
araştırmalar
sonucunda öğrendik.
Raslantının bu
kadarı olabilir,
büyükbabam ve babam,
o zaman bilmeden 18.
yüzyıldaki
atalarının konuştuğu
Karaçay Türkçesinden
bir sözcüğü soyadı
olarak almışlardı.
Perinçek sözcüğünün dilbilimsel
kökenini araştırdım.
Perinçek, "ver"
kökünden türüyor.
"Vermek" aynı kökten
yapılan fiildir. MS
8. Yüzyıl Türkçesini
yansıtan Orhun
Yazıtları'nda vermek
eyleminin karşılığı
"birmek".
Yazıtlar'da örneğin,
"İşiğ küçüğ birür."
(İşi gücü verir)
deniyor.
Kaşgarlı'nın Divanü
Lügat-it Türk'ünde "bermek"
sözcüğü bugünkü
Türkiye Türkçesiyle
vermek anlamına
geliyor. Örneğin
"berildi" (verildi),
berdi (verdi) diye
geçiyor (c. II, s.
131, 343; c. III, s.
180). B sesi
Türkçenin bazı
lehçelerinde v'ye
dönmüş ve
bazılarında p'ye
dönüşmüş. Vermek=
bermek=barmak=parmak'ta
olduğu gibi.
Türkçede -nce ve -nç ekiyle sözcük
türetiliyor. Örneğin
eğlence, güvence,
inanç, gülünç,
sevinç, erinç,
kıvanç, güvenç,
direnç, bilinç,
bulunç gibi.
Berin (verin), bermek (vermek)
kökünden veren veya
fedakâr olan
anlamına geliyor.
Çek ekinin kattığı anlama gelince:
Divanı Lügatit
Türk'te, bilinçek,
terinçek gibi "çek"
ekiyle yapılmış
sözcükler var (c. I,
s. 510). Bugünkü
Türkçemizde de
oyuncak, merdiven
karşılığı ayakçak
(Tunceli Pertek'te
kullanılıyor) ve
bürümcek gibi -cek
ve -çek ekiyle
türetilmiş sözcükler
bulunuyor.
Berinçek veya perinçek sözcüğünün
sonundaki -çek
ekinin anlamını ise,
yine Karaçay
sanatçısı Sayın Sofi
Tram-Semen'den
öğrendim. Verici
veya veren anlamına
gelen "berin"
sıfatının sonuna
eklenen "-çek" eki,
sıfata güçlendirici
anlam yüklüyor. Çek
eki, Karaçay
Türkçesinde yaygın
olarak kullanılıyor.
Sanatçı Sofi Tram-Semen'in
bildirdiği örnekler:
Bilinçek: Her şeyi bilmek isteyen,
her şeye kulak
veren, olumlu ve
olumsuz her tür
bilgiye meraklı.
Dirençek: Çok dirençli, yılmadan
direnen.
Erinçek: Çok erinen, tembel, çok
tembel.
Kelinçek: Gelip duran, bıktırıcı
bir şekilde ikide
bir gelen.
Kirilçek: Girişken, işbilir, her
kapıyı açabilen.
Külümçek: Olaylara gülerek, mizahla
yaklaşan, iyimser.
Salınçak: Salınan, uzantıları olan
bitki.
Terilçek: Saf, tekrar tekrar
aldatılan,
yaşadıklarından ders
alıp yeni davranış
oluşturamayan.
Ürençek: Alışkın, tiryaki, bir
kişiye, bir mala
veya davranışa
vazgeçemeyecek kadar
alışkın.
Fakat daha ilginci, sadık
sözcüğünün başka
dillerde de vermek
kökünden türüyor
olması. Türkçe ver
kökünden türeyen
sadık sözcüğü,
Rusça, Latince ve
Fransızca'da yine
ver kökünden
türetiliyor
Rusçada "vernıy" sözcüğü sadık
anlamına geliyor.
Türkçedeki "vermek"
eyleminin kök
sözcüğü olan ver'e
Ruslar kendi
dillerindeki sıfat
eki olan "nıy"ı
eklemişler. Böylece
verici sözcüğünü
Türkçeden alarak
Rusçalaştırmışlar ve
sadık karşılığında
hâlâ kullanıyorlar.
Bununla gurur
duydum. Demek ki,
Ruslar, vericiliği
kendi dillerine
Türklerden almışlar.
Latincede sadık ve gerçek anlamına
gelen veritas ve
verum sözcüklerinin,
yine Türkçe ver
kökünden türemesi
çok çarpıcı. Acaba
bu sözcük, Türkçeye
benzediği ileri
sürülen Etrüskçe
kökenli mi? Latince
veritas'tan alınma
Fransızca veracite
sözcüğü de sadakat
ve gerçeğe bağlılık
anlamlarına geliyor
(Bkz. L. Quicherat,
Dictionaire Français-Latin
-Fransızca-Latince
Sözlük-, 38. baskı,
Librairie Hachette,
Paris 1908,).
Altayca-Türkçe Sözlük'teki "bermek/vermek"
sözcüğünün
Moğolcadan geldiği
bilgisi benim için
şaşırtıcı oldu.
Tarihte bermek/vermek sözcüğünden
türetilen isimlere
gelince:
Berendiler, yani bugünkü Türkçeyle
"verenler", Kuman
çağında Rus
hududunda yaşayan
bir Türk
topluluğunun adı
(Osman Karatay,
Kürtlerin Kökeni
Hakkında, Bilgisayar
çıkışı, s. 3).
Abbasî Sultanı Harun Reşid'in ünlü
Türk veziri Cafer
Bermekî'nin aile adı
olan Bermekî
sözcüğünün kökenini
araştırmadım ama
bermek/vermek
kökünden gelen bir
özel isim olduğu
anlaşılıyor. Aynı
kökten gelen Türkçe
bir yer adı olması
da mümkündür.
Priskus'a göre İskit boylarından
birinin adı "Verih"
(Berih) idi.
Bulgarların "Virağ"
adlı hükümdarı var.
Ve Tatarlarda "Verig"
adı bulunuyor (Nurihan
Fattah, Tanrıların
ve Firavunların
Dili, çev. Ahsen
Batur, Selenge
Yayınları, İstanbul
2004, s. 254).
Bunların vermek (bermek)
kökeninden
türetildiği ve
verici, sadık,
fedakar anlamlarına
geldiği
araştırılabilir.
Anasayfa
|
Özgeçmişi |
Kitapları |
Fotoğraflar |
Video |
İletişim
|
Ziyaretçi Defteri
|