Abdullah Gül'ü
Erivan'a ABD yolladı
Doğu
Perinçek: Sözleşmeli personelden devlet adamı olmaz
DEVLET YOKSA DEVLET ADAMI DA OLMAZ

İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek'in,
Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyaretine ilişkin
değerlendirmelerini aşağıda sunuyoruz.
ERİVAN KARARIYLA ABDULLAH GÜL NEYİ İSPATLADI
Abdullah Gül, Ermenistan'da milli maça gitme
kararıyla neyi ispatladı?
Birincisi, milletin vicdanını seslendiren Bekir
Coşkun'un Cumhurbaşkanı olmadığını. Ama o zaten
ispatlıydı. Bekir Coşkun Hürriyet'teki köşesinde kaç
kez yazdı, "O benim Cumhurbaşkanım değil" diye.
İkincisi, milletin Cumhurbaşkanı olmadığını bir kez
daha ispatladı. Milletin vicdanı da onuru da
kaldırmıyor bu Sarkisyan'ın ayağına gitmeyi.
Üçüncüsü, devlet adamı olmadığını ve olamayacağını
yeniden ispatladı.
Dördüncüsü ve en acısı Türkiye Cumhuriyeti'nin
devlet niteliklerini yüzümüze çarpmış oldu.
DEVLETİMSİ YA DA DEVLETİMTRAK
En önemlisinden başlayalım.
Tayyip Erdoğan'ların ve Abdullah Gül'lerin yönettiği
Türkiye Cumhuriyeti artık devlete benzemiyor.
Devletimsi mi denir, devletimtrak mı, devlet benzeri
mi, devlet gibi mi, sözde devlet mi, Türkçe çok
seçenek sunuyor, okuyucu karar versin.
Devlet nedir?
Belli bir coğrafyada zor tekeline ve en üstün
otoriteye sahip olan örgütlenme.
Tayyip Erdoğan 2004 yılı 15 Şubat'tan beri tam 31
ayrı konuşmasında, ABD'nin BOP Eşbaşkanı olduğunu
söyledi.
BOP Eşbaşkanlığı ABD devletinin ast-üst ilişkileri
içinde bir kurum!
ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon, CIA bu projeyi
uygulamak için çeşitli örgütler kurmuşlar. BOP
Eşbaşkanlığı da bunlardan biri. Tayyip Erdoğan, bu
örgütlenmenin içinde olunca, Türkiye devletini ve
hükümetini Amerikan devletinin neresine
koyacaksınız? Bir devleti başka bir devletin altına
yatırdığınız zaman, artık o devlete devlet denmiyor.
Çünkü bulunduğu coğrafyada en üstün otorite olmaktan
çıkıyor.
DEVLET ADAMI
HİZMET SÖZLEŞMESİ YAPMAZ
Abdullah Gül, hiç Tayyip Erdoğan'dan geri kalır mı?
2 Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile
Ankara'da "2 sayfa 9 maddelik gizli bir anlaşma
yaptığını" kendi ağzıyla açıkladı. 24 Mayıs 2003
günlü Vatan gazetesinin birinci sayfasında başlık
üstünden verilen büyük habere bakınız, aynen böyle.
Elbette yapılan bu işe, hukukta uluslararası anlaşma
denmiyor. A. Gül kendini bağlayan bir hizmet
sözleşmesi yapmış. Türkiye Cumhuriyet Devleti
kayıtlarında yok, ABD kayıtlarında elbette vardır.
SON MADDEYE GELDİLER
O hizmet sözleşmesinin maddelerini 13 Temmuz 2003
günü kamuoyuna açıkladım. "Tayyip Erdoğan'ın Yüce
Divan Dosyası" başlıklı kitabımın 99. sayfasına
bakabilirsiniz. Beş yılda o maddeler birer birer
hayata geçirildi. Böylece sözleşmenin içeriğini AKP
yönetimi harfi harfine doğrulamış oldu. Bir madde
kalmıştı henüz uygulanmayan: Sonuncu madde! Şimdi o
da gündemde. Sözleşmenin son hükmüne göre, A. Gül
ABD devletine şöyle bağlanmış:
"Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkileri
normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır
ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak,
Ermenilerin Türkiye'ye gezilerindeki bazı
kısıtlamalar kaldırılacak."
O "2 sayfa 9 maddelik anlaşma" Türk Devleti'nin
hangi organında kabul edildi?
-Mecliste mi?
-Hükümette mi?
Demek ki artık Türk Devleti'nin yasal organlarının
yetkileri, işleri bitmiş onların yerini ABD'nin BOP
Eşbaşkanları, sözleşmeli personeli almış.
DEVLET YOKSA DEVLET ADAMI DA OLMAZ
Devlet yoksa, devlet adamı olmaz. Sözleşmeli
personel veya Eşbaşkanlık memuru, devlet adamı
değildir.
Devlet adamı Atatürk gibi olur; Mao gibi olur, Lenin
gibi olur, Washington Abraham Lincoln, Bismarck, De
Gaulle gibi olunur, Fatih, Timur, Yıldırım Bayezid,
Cengiz Han, Putin, Bin Bela, Tito gibi olur.
En temel şart, kendi devletinin egemenliğini ve
bağımsızlığını başka devletlerin ayaklarının altına
sermeyecek. Diğer şartlar, bu dik duruşa bağlıdır.
Dünya âlem görüyor: Abdullah Gül'ü Erivan'a ABD
yolluyor. Daha 2 Nisan 2003 günü sözleşmeyle
bağlanmış.
İFTAR ÇADIRINDAKİ KURU KALABALIK
Milletin geleceğiymiş, onuruymuş vicdanıymış,
bunların borsa değeri yoktur. BOP Eşbaşkanlığı
katında. Devletin çözülüp dağıldığı yerde, millet
artık iftar çadırlarında bir tas çorbaya muhtaç kuru
kalabalıktır. Milleti devlet yapar.
AKP YÖNETİMİ YASA DIŞI
Artık tartışacak bir sorun kalmamıştır.
Anayasa Mahkemesi, karar vermiş, "AKP Cumhuriyet
yıkıcısı faaliyetin odağıdır" diye. AKP'nin yasadışı
olduğu hükme bağlanmış. Abdullah Gül ve Tayyip
Erdoğan da Cumhuriyet yıkıcısı faaliyetlerin baş
sorumluları, bu Anayasa Mahkemesi hükmüne göre.
TÜRKİYE DEVLET OLACAK MI
Devlet dediğin bu kararı verir.
Ama ne oluyor? Anayasa Mahkemesi, devlet gibi
davranınca ilmik onun boynuna geçiriliyor.
Ordu, Cumhuriyet'in Ordusu olmak kararında olunca,
ona da bir Ergenekon kumpası kuruluyor. Ve TSK'ya
darbeler birbirini izliyor.
İşçi Partisi de devleti yeniden inşa programı ve
mücadelesiyle hedef.
Dünyamız ve bölgemiz büyük çalkantılara giderken,
Türkiye'nin önündeki soru çırılçıplaktır:
Türkiye, devlet olacak mı?
Türkiye'yi devlet adamları mı yönetecek, yoksa
ABD'nin sözleşme personeli mi?
Milli maç, Erivan'da değil.
21. yüzyılın milli maçı, milli devlet mevzilerinde.
(Aydınlık, Başyazı, 7 Eylül 2008)