TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE DEVRİM VAR!
Amerika da gelse, Fethullahçılar da gelse olacak.
Türkiye, sorunlarını devrim dışında çözmenin mümkün
olmadığı bir noktaya gelmiştir. Ekonomisini,
toplumunu, kültürünü, ahlakını, insanını kurtarmak
için devrim olacak. Siz beni odunların üzerinde
yaksanız da ben bunu söyleyeceğim.
29
Ocak 2009
İndir
DOĞU PERİNÇEK / ÇAPRAZ
SORGU / 29 OCAK 2009
Ergenekon davasına bugün (29 Ocak
2009) Sayın Doğu Perinçek'in çapraz sorgusuyla devam
edildi. Sorgu Savcıların sorularıyla başladı.
Savcıların sorularının suç ve suçlama ile ilgisi
olmadığı, yıllardır Sayın Perinçek ve İşçi
Partisi'ne yönelik olarak yürütülen psikolojik
savaşın unsrularından oluştuğu görüldü. Sorgusunda
bunu belirten Perinçek, "Burayı engisizyon
mahkemesine dönüştürdünüz, hukuku yok ettiniz,
kabulümüzdür, hepsine yanıt veririz" diyerek, büyük
bir sabır ve soğukkanlılıkla bütün kanunsuz, davayla
ilgsiz bulunmayan soruları yanıtladı. Savcıların bu
tutumuna Mahkeme Başkanının sinirlendiği ve tepki
gösterdiği görüldü. Sayın Perinçek'e sorulan sorular
ve yanıtlar özetle şöyle;
DOĞU PERİNÇEK’E SORULAN SORULAR ve YANITLAR
(Savcı M.Ali Pekgüzel)
SORU : Savunmanızda Ergenekon Terör Örgütü ile
bir bağınız olmadığını söylediniz. "Kemalist
Dinamik", "Ulusal Medya", "Analiz" belgeleri
bulundu. "21.yüzyıl casusluk", "MİT", "Medya" adlı
Hikmet Çiçek'ten bulunan belgeler, "Doğu Perinçek-Atabey
çetesi", "Z. Öztürk-Doğu Perinçek", "Dinamik Anti
Tez(Kemalist Model)", "Ulusal Gençlik Birliği"...
Bunlar ışığında Ergenekon terör örgütü irtibatınızı
anlatınız.
DOĞU PERİNÇEK – Biz önce şunu ayırmalıyız. Biz
Burda ceza yargılaması mı yapıyoruz, bir bireysel
sorumluluk mu yargılıyoruz, yoksa bir partinin
faaliyetlerinin yargılandığı Anayasa yargısı mı
yapıyoruz. Burada benim bireysel olarak
faaliyetimin, bir terör örgütü yöneticisi olup
olmadığım yargılanmaktadır. Ayrıca, fail ile fiil
arasında bağlantı da bulunmamaktadır. İşçi
Partisi’nde bulunan her şeyin hesabını veririm.
Tabii Anayasa Mahkemesi’nde. Ceza Hukuku’nda
bireysel sorumluluk söz konusudur, kolektif
sorumluluk değil.
- Bu belgelerin hiçbirisinin üzerinde Ergenekon
belgesi denmiyor, içinde bu ifade yoktur.
- Ayrıca bunlar bize düşman belgeler, İşçi
Partisi’ni hedef alan belgelerdir. Bize hücum eden
belgeleri de biz toplarız. Psikolojik savaş
malzemeleridir bunlar.
- Kaldı ki, şimdi arasanız bütün basın merkezlerinde
bunları bulabilirsiniz. Sabah’ta da Yeni Şafak’ta
da, Fehmi Koru’da da bunlar vardır. Şimdi
attıklarını da sanmam. Arkadaşlarım da saklamışlar.
Doğru yapmışlar. Bugün hangi gazeteye gitseniz bu
belgeleri bulursunuz. Ben sayın savcılara teşekkür
ederim. Bunlar bizim savunma kanıtlarımız olmuştur.
Çünkü bizim çalışmalarımızı kötülemektedirler.
- Mehmet Perinçek’in, Veli Küçük’e Ergenekon
belgesini, bu belgeyi götürmediğini biliyorum. Sayın
Küçük huzurda cevapladı, düzeltti.
Hikmet Çiçek’te çıkan, bana ne derece suç olur. Siz
takdir edersiniz. Bu belge mahkemelere de
sunulmuştur.
- Masonik Bilderberg belgesi: Bunun davayla ne
ilgisi var? Bazı kitaplardan derlenmiş parçalar
olduğu incelenirse ortaya çıkar.
- Ulusal Gençlik Birliği: Bu yazıyı ben yazdım. İşçi
Partisinin kararıdır. Teori dergisinde de
yayınlanmıştır.
SORU: (TUTANAK 3.SAYFADA MEVCUT) :
DOĞU PERİNÇEK: İddianamede belirtilen no ile bulunan
CD yoktur tutanakta. PRINCO marka yazıyor tutanakta.
Bu markayla binlerce yoğun disk üretiliyor.
Ankara’da eklenmediği belli. Sonradan İstanbul'da
üretilmiş ve eklenmiştir.
- 12 saatte 1047 CD’yi incelediniz de 3 CD’yi nasıl
buldunuz? Tertip olduğu anlaşılıyor, çok açık.
SORU: “KEMALİST MODEL” size iletilmiş, siz cevap
vermişsiniz? Sizinle kim irtibat kurdu?
DOĞU PERİNÇEK: Bu belgeyi kesinlikle görmüş
değilim. Bu belgeler ortalıkta uçuşuyordu,
dolaşıyordu.
SORU: Veli Küçük emniyet ifadelerinde sizi
tanıdığını, mülakat yapmak istediğinizi, kabul
etmediğini söyledi.
- Eşref Bitlis,
- “Devletin Yeniden Yapılanması” USTRAM komisyonunda
Veli Küçük’ün adı çok geçiyor.
DOĞU PERİNÇEK: Kıbrıs mitinginde bir kez
karşılaştık. Bir de ikiz sözleşmeler konusunda
telefonla konuştuk. Ulusal Kanal – Aydınlık söyleşi
yapmak istemiş olabilir. Orada 130 insan çalışıyor.
Bu da normaldir.
Eşref Bitlis: Aydınlık muhabirine 1 general ve 3
albay tarafından bilgi verildiği bana da intikal
etti. Yayımlandı. Tekrar gelmedi. Veli Küçük ile
örgütsel bağımız yoktur. Emekli generallerle
konuşmak suç değildir.
USTRAM: Veli Küçük’ün davet edilmesi düşünülmüş
ancak gerçekleşmemiştir.
SORU: Ulusal Kanal yöneticisi değilim diyorsunuz.
İlhan Selçuk’la bu konuları görüşmüşsünüz. Teoman ve
Turan’la görüşüyor, talimat veriyorsunuz. Parasal
kaynak arıyorsunuz. Ulusal Kaynak ile ilişkiniz
nedir, Ulusal Kanal ile Ergenekon Terör Örgütü
arasındaki bağ nedir?
DOĞU PERİNÇEK: Ulusal Kanal 1994’te kuruldu. Anadolu
Ajansı’nın anlatımları doğru. İlhan Selçuk’la
görüşmeler oldu. Onlarda bir Cumhuriyet TV
kuruyorlardı. Ortak yapmayı önerdiler. Bize de
geldi. Konuştuk. Görüşmeler oldu. Fakat bir
mutabakat olmadı. Ama Cumhuriyet’le dostluğumuz
devam etti. Vatansever yapıdaki her yayına sevgi
duyarım. Ulusal Kanal ile organik bir bağım yok.
Kaldı ki Ulusal Kanal bir suç örgütü değildir.
SORU: Ulusal Kanal?
DOĞU PERİNÇEK: Ulusal Kanal kaynaklarını halka
yönelerek yarattı, ortaklar buldu.
Ben de birey olarak, Ulusal Kanal’a ortak bulmaya
çalışmışım. Ulusal Kanal suç örgütü ise onu dava
konusu yapsınlar. Ergenekon’la hiç alakası yoktur.
SORU: Evde bulunan notlarda Semih Tufan Gülaltay ve
diğer dokümanlar size nasıl ulaştı?
DOĞU PERİNÇEK: Bu bilgi yazılı olarak geldi. İşadamı
A.Ertuğ’dur. Doğu Perinçek’e suikast yapılacak diyen
A.Ertuğ. “Başkası yapacak, S.Tufan Gülaltay’a
yıkılacak” diye düşündüm. Gülaltay’ı aradım,
söyledim. Yayınladık. Oyunları bozulsun diye.
SORU: 6 Şubat 2008. “Levent Temiz yanımda”
diyorsunuz. Bağlantınız?
DOĞU PERİNÇEK: Levent Temiz, çok değer verdiğim bir
gençtir. Sol düşmanlığını yıkarak büyük iş yaptılar.
Türkiye’de yıllarca sağ sol diyerek gençliği
bölmüşlerdir. Bunu yıkmak için L.Temiz’in yaptığı
birlik ve beraberliğe büyük bir katkıdır.
SORU : “ Kızılelma”?
DOĞU PERİNÇEK: 1970'lerden beri savunuyoruz.
Telkin’in ötesinde gençliğe talimatım vardır. Bu
birlik ve beraberlik eylemi başarılmıştır. Eğer Veli
Küçük’ün de katkısı varsa teşekkür ederiz.
SORU : “TC Özel Harp Dairesi”nin 19.5.1998 tarihli,
Akın Birdal’a ilgili.
DOĞU PERİNÇEK: Evimde böyle yüzlerce belge vardır.
Özel Harekat Dairesi böyle belge yazmaz. Uydurma,
saçma sapan. Biz böyle belgeleri de tasnif ederiz
ama çöpe atmayız. Bu belgenin hiç bir ciddi tarafını
görmüyorum.
SORU: İlhan Selçuk’la çok sayıda görüşme, konuşma
yapmışsınız?
DOĞU PERİNÇEK: Az konuşmuşuz. Konuşma düzeyinde
bırakmamız bizim kusurumuz. Örgütlenmek gerekirdi.
Atatürk Devrimini savunmak başka türlü mümkün
değildir. Ben onunla dost olmaktan onur duyarım,
gurur duyarım. Son 50 yılın en önemli
yazarıdır.Değerli bir ağabeyimdir. Cumhuriyet’in 100
bin tiraja çıkmasını bugün de isterim, 200-300 bine
çıksa keşke.
SORU: Ergenekon operasyonuyla ilgili İlhan Selçuk’la
bir toplantı yaptınız mı?
DOĞU PERİNÇEK: Uyarmaya çalıştım. İlk zamanlar bu
tehlikeyi görmüyorlardı. Ben Sayın İlhan Selçuk’a
bunu uzun uzun anlatıım.İlk zamanlar çeteler üzerine
gidiliyor sanıldı. Başlangıçta bir tertip olduğunu
görmüyorlardı.
SORU: Baltalimanı’nda bir yemekle ilgili iki bilgi
notu. Teoman imzası var. Danıştay suikastı ile
ilgisi var. Varan 4 ve 6 sayılı açıklamalarınızda
geçen bu bilgiler size nasıl ulaştı?
DOĞU PERİNÇEK: Danıştay saldırısından sonra peşpeşe
basın toplantıları yaptım. Araştırdık. Güvenilir
bilgiler, kamuoyuna açıkladık. (Paker-Öztürk-Giray)üçlüsü,
bunlar Mehmet Eymür’le ilişkili olan insanlar. Ertaç
Giray’la ilgisini savcılık ciddi görmüş, soruşturma
başlatmış. Dedektif değilim, bir partinin genel
başkanıyım.
Ben Alpaslan Aslan’ın bireysel terörist olduğunu
kesinlikle kabul etmiyorum.
SORU: Zihni Çakır’la aranızda husumet var mıdır?
DOĞU PERİNÇEK: Tanımam. Yalancı, uydurma şeyleri
kitap haline getirdi. Önceleri Muslukçu olduğunu
biliyorum. Yalan beyandan mahkûm edilmiş. Kendisiyle
bir husumetim yoktur, ben kimseye şahsi kin
beslemem. İnsanlara toplumsal sorumlulukla bakarım.
SORU: Zihni Çakır’ın Tamer Ünal’dan alıntısı için ne
diyorsunuz, “Doğu Perinçek ve Hikmet Çiçek destek
veriyor” şeklinde, “Başıbozuk” diyorsunuz.
DOĞU PERİNÇEK: Vatansever Kuvvetler Birliği Hareketi
ve Kuvayı Milliye gibi örgütler, bir disiplin ve
programları olmadığı için, içlerinden provakatif
unsurlar çıkıyor. Bu örgütlerin başıbozuk olduğu
ortaya çıkmıştır. Biz bunlarla işbirliği yapmadık,
yapmayız.
Diyarbakır mitingi ve Vatansever Kuvvetler
Güçbirliği’nin katıldığına ilişkin bir haber yok.
Taner Ünal’ın telefon konuşmasında benim ve Hikmet
Çiçek’in VKGB’ne destek verdiğini de söylemiş
olabilir.
ANCAK DESTEK VERMEDİM, VERMEM.
BEN İLHAN SELÇUK’A, VURAL SAVAŞ’A DESTEK VERİRİM.
Denizli ve diğer Milli Güç Birliği ise, VKGB’den
farklıdır. İşçi Partisi’nin çabalarıyla parti,
sendika, oda, meslek kuruluşlarının oluşturduğu
milli planda güçbirlikleridir. Başıbozuk değildir.
Bizde her türlü broşür bulunur. Yüz kere arama
yapsalar yine toplarız.
SORU: Mehmet Zekeriya Öztürk’ün, Doğu Perinçek’in
Rusya ve Çin’den, Almanya ve İngiltere
istihbaratıyla ilişki içinde olduğunu, askeri
müdahale beklediğini, 3-4 milletvekili beklediğini
söylüyor. Evinizde bulunan belgede ise Güneş Ayas’ın
verdiği raporda “ Genel Başkan 5 yıl içinde orduyla
iktidara gelmeyi planlıyor” diyor.
DOĞU PERİNÇEK: İşçi Partisi’nin ilkesi kendi
başımızı omzumuzun üzerinde taşımaktır. Başka
partilerle ilişkilerde hep başı dik olmuşuzdur.
Batı’ya karşı başınız dik olursa, Doğu’ya karşı da
başınız dik olur. Rusya ve Çin’den bir tehlike
gelirse Türkiye’ye, en başta İşçi Partisi buna karşı
çıkar.
Nitekim 1970’de “Ne Amerika Ne Rusya Bağımsız
Türkiye” dedik. Bunun için solda çok hücuma uğradık.
Şehitler verdik. Eymür de onları destekledi.
Bugüne bakalım, Irak’taki kukla devleti Çin mi
kurdu, Rusya mı yoksa ABD mi?
Barzani’yi kim destekliyor. Türkiye Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti’nden çıksın diye kim baskı yapıyor?
Ermeni soykırım kararları Batı parlamentolarından
çıkıyor. Çin ve Rusya’dan gelmiyor.
Batı’dan gelen tehditi Asya ile dengeleme
politikasını öneriyoruz. Rusya, İran, Çin ile
ilişkilerimizi geliştirmek zorunda Türkiye. İşçi
Partisi Türkiye’nin ittifak potansiyellerini
değerlendirmek için bütün enerjisini
değerlendiriyor.
Türkiye, İrani Iraki Suriye birleşse, Avrasya’dan
destek aldığında ABD Türkiye’ye diş geçiremez.
Atatürk ne yaptı? Samsun’dan geldi, Havza’da kiminle
görüştü? Sovyet temsilcileriyle. Atatürk
Sovyetler’den silah aldı, para aldı. Ama gizli
değil, bütöeye koydu. Atatürk, Sovyetler Birliği
Büyükelçisi Aralof’un heykelini ttTaksim’e dikti.
Dünyada Sovyetler ilk Türkiye’de heykele kondu
1927’de.
Türkiye’yi parçalamadan nasıl kurtaracaksınız.
Avrasya’dan destek almadan yapamazsınız.
Türkiye IMF kapılarında dileniyor. IMF parayı
Çin’den alıyor.Çin’in 2 trilyon dolar rezervi var.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Lise 8.sınıf Yakınçağ ders
kitabını size sunuyorum. Yakınçağa damgasını vuran
liderleri koymuş kapağa.Kim bunlar: Lenin, Gandi ve
Atatürk. Batı’dan bir kitap getirin. Orda ne
deniyor, Atatürk ermeni soykırımı yaptı, diyor.
Çin ise Atatürk’ü, Türk Devrimini uzun uzun
anlatıyor.
Biz Atatürk Devrimini tamamlayacaksak ittifak
potansiyelini oluşturmamız gerek.
Çin Komünist Partisi çok olgun bir parti. Mao Zedung,
ÇKP’ye “Hiç bir partiye görüşünüzü
dayatmayacaksınız” demiştir. ÇKP görüşmelerde çok
dikkatlidir, “bu bizim tecrübemizdir, bizim
görüşümüz” der.
Ben 48 partinin oluşturduğu Avrasya Birliği’nin
başkanıyım.
Her türlü bağnazlığı, önyargıyı bırakmak gerek.
Türkiye bunu aşacaktır.
Trakya’da Güneş Ayas ve Erkin Yurtsever’lerin
raporuna gelelim. Kim bunlar? 2003’te “Ordu Göreve”
pankartını açan provakatörlerdir. Sonunda Erkin
Yurtsever, üzülerek belirtiyorum, bu çocuk intihar
etmiştir. Onların bu raporları partimize yönelik
suçlamalardır.
Mehmet Zekeriya Öztürk’ün suçlamaları da Eymür’ün
O’na dikte ettirdiği suçlamalardır. Benim bir
kitabım var: Türk Ordusu’nda Strateji Sorunu/Üç
Genelkurmay Başkanı, diye. Görevdeyken bu üç
genelkurmay başkanına 40 – 50 sayfa eleştiri yazdım,
yayınladık. Darbe bekleyen biri böyle yapar mı?
İşçi Partisi’nin iktidarında ordu-siyaset ilişkisi
Anayasal sisteme göre şekillenecek. “Ben BOP’un
Eşbaşkanıyım” diyen biri TSK’ ya sahip çıkar mı?
ABD ile iki sayfa 9 maddelik anlaşma yapan biri Türk
Silahlı Kuvvetleri’nde başkomutanlık yapabilir mi?
Ben 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde işkence görmüş,
zindanlara atılmışım. Türkiye bu sıkıntılardan
Millet-Ordu birliğiyle çıkar.
SORU: Ümit Sayın’la ilişkilerin boyutunu anlatınız.
DOĞU PERİNÇEK : Telefon konuşmalarımda üçüncü bir
şahsa hakaret etmem. Ümit Sayın hiç bir zaman darbe
olasılığının arttığını söylemedi. Kaldı ki bu bir
aydın tahmim. Hala konuşuluyor, tabii konuşuyor,
yazıyorlar bunları. Bugün Türk aydını arasındaki en
çok kahve muhabbeti darbedir. Ben buna katılmıyorum.
SORU : Emcet Olcaytu ile ,Güler Kömürcü ile, Adil
Serdar Saçan ile ilişkinizin boyutu nedir?
DOĞU PERİNÇEK : Tamamını okumalıydınız. Adil Serdar
Saçan için için “doğruları söylesin” diyorum. Ben
G.Kömürcü’den doğrudan böyle bir şey öğrenmedim.
Aydınlık, 2001 yılında A.Serdar Saçan hakkında
olumsuz yayınlar yapmıştır.
SORU : Yıldız Akdemir’le ADD konusundaki konuşmanız.
DOĞU PERİNÇEK : Her satırı doğrudur. ADD,
Türkiye’nin iftihar etmesi gereken örgütlerinden
biridir. Yasal bir örgüt olarak ADD’yi alkışlıyorum,
büyük işler yapmıştır.
SORU: Kemal Alemdaroğlu ile ilişkinizin boyutu
nedir?
DOĞU PERİNÇEK : Bu dava ile çok büyük bir haksızlık
yapılmıştır Sayın Rektöre. Şenkal Atasagun’a dayanan
bilgilerse, Sn.Cumhurbaşkanı Sezer’i aradım,
Sn.Denktaş’ı aradım. İdare Mahkemesine intikal eden
bir dava. Bu konuşmanın, bu suçla ilgisi bağlantısı
yoktur.
SORU : İzmir suikasti, İbrahim Şahin’le ilişkiniz
nedir?
DOĞU PERİNÇEK : 1998 de bana karşı yapılan bir
suikast girişimi. O mahkemede söyledim. Hatta
İbrahim Şahin’i de suçladım. Şahin, daha sonra il
merkezimize geldi, konuştuk. "Biz değildik" dedi.
İzmir MHP il başkanı Musavvat Dervişoğlu’nun adını
verdi, kendi elyazısıyla da yazdı. Yunus Emre
Uyar’ın açıklamaları da M.Dervişoğlu’nu gösteriyor.
Bunun benim suçumla ne ilgisi vardır?
SORU : İşçi Partisi sitenizde de açıklıyorsunuz ama
yeteli bulmadığım için, ayrıca sizin hakkınızdaki
terddütleri gidermek açısından da yararlı , şunları
açıklar mısınız : Liderler açık oturumu
görüntülerindeki konuşmanızda federasyon, kendi
kaderini tayin gibi noktalar, Doğu’da Özel Savaş’a
son vereceğiz. Fırat’ı kim sınır haline getirdi?
Eşit özgür, gönüllü birlik, Halk Cumhuriyeti
kurulacak. 2000’e Doğru dergisindeki, Kendi kaderini
tayin hakkı, isterlerse ayrı devlet kurabilirler.
Tam hak eşitliğini savunuyoruz. 1991.
Avrupa.”Türkiye Kürdistanı”, korucular, 20 yıldır
dağlarında gerilla olan bir ülke demişsiniz. Çözümü
askere, polise bırakmışlar. Dağları kaybetmişler.
Karakola karşı halk kalesi, koruculara karşı halk
kalesi. Türk ve Kürt birleşmeden devrim olmaz. Türk
sembolleri yıkmak doğru değil…
Bu sözler size mi ait? Hakkınızda açılmış Ceza
davası açılmış mıdır? Açıklar mısınız?
DOĞU PERİNÇEK : Hayatımda hiç bir yerde “Türkiye
Kürdistanı” demedim. Birliği, bütünlüğü savundum. Bu
yazılarımdan konuşmalarımdan yargılandım, hepsinden
beraat ettim. İbarelerin bir kısmı doğru değildir.
Çoğu bana aittir, doğru, ama bazı kısımları bir
kaynaktan gelmiş, bana sayın savcı tarafından
soruluyor herhalde. Bana ait değildir.”Liderler açık
oturumu” konuşmam bölünmeye karşı çıkıyor, birliği
savunuyor. Birleşmede gönüllü iradeyi savunuyor. Bir
yıl kadar hatalı olarak federasyonu savunduk, daha
ileride ulusal birlik için. Atatürk de Kürtlere
özgürlüğü savundu. Bu politikalardan ilham alarak
kısa süre federasyonu savunduk. 1995 Kongremizde
özeleştiri yaptık.
- Bu konuşmaların bütününe bakmak gerekir. Birlik
kastıyla konuşma diye beraat ettim.
- 1990’a kadar Kürdümüzü, hakkını hukukunu
tanıyalım, şiddet uygulamayalım, dedik. Şimdi bunlar
verildi.
- -Birleşme, kaynaşma için şiddet değil , birleşme
,kaynaşma hak ve hukukla çözülebilirdi. Maalesef
sırf şiddete dayanıldı. Halk itildi.
- 1990’dan sonra iş değişti. ABD’nin Irak’ı işgal
etmesinden sonra, bu ön plana çıktı. Hakkı ve hukuku
tanımak değil bu öne çıktı, diğer ikincil kaldı.
Zaten Türkiye bunları halletmiştir. Hatta
bölücülüğü, şiddete özgürlük tanınmıştır.
- Federasyon yanlıştır.
- İşçi Partisi’nin politikaları benimsenseydi şimdi
Kürde bu hak ve hukuku Avrupa, Amerika verdi
demezdi.
- -Ayrı örgütlenmeye her zaman karşı çıktık.
- - Katledilen bağnaz, şöven, ırkçı
milliyetçiliktir. Atatürk milliyetçiliği değil.
SORU : Gizli tanık”Deniz”, Apo’yu ziyaret,
fotoğraflar, askeri tören, gül alışverişiniz, siz in
fotoğraflar doğru mudur?
DOĞU PERİNÇEK : Askeri törenle karşılandığım doğru.
Sosyalist hareketteki ağırlığım yüzünden oldu. Bana
olan saygıdan ötürü, yanlış bulmuyorum. On gün değil
iki gün kaldım.
O zaman Türk Devleti, benim politikalarımı
destekleseydi, bu sorunu bitirirdi. O zaman PKK
Suriye kontrolündeydi. Türkiye, ABD denetimninde
olduğu için buna yanaşmadı.
O fotoğrafları yayınlayan da biziz.
Burada PKK ile Emniyet istihbaratı arasında bir
ilişki var. Emniyet istihbaratı, PKK’ye fotoğraf
karşılığında PKK’ye ne verdi? Bunu henüz
öğrenebilmiş değiliz.
Tuncay Güney’in kurye olarak kullanıldığı ortaya
çıkmıştır.
Bu röportaj 1989 yılında olmuştur. Bütün hayatımın
hesabını milletime veririm. Ancak burada bu sorunun
sorulması yarın Zaman gazetesinde başlık atılmasına
neden olur.
Ben o fotoğraflarla en sonunda iktidar olacağım.
İsterse hiç kimse bana oy vermesin.Ben doğru yaptım.
Türk Devleti’nin yapması gerekeni ben yaptım.
O fotoğrafların bu kadar çok yayınlanması benim
kuvvetimi gösterir.
SORU : PKK’nın MIT tarafından kurulduğunu neye
dayandırıyorsunuz?
DOĞU PERİNÇEK : PKK’nın 1980’e kadar partimize karşı
cinayetlerine dayandırıyorum. O tarihte iktidarda
olan MC Hükümeti, Demirel, Türkeş, Erbakan’lar... O
bölgeden solu temizlesin diye PKK’ya yol verildi.
1960’larda Güneydoğu’da halk birlikten yanaydı, sola
oy veriyordu. Çünkü sol birleştirir.Yugoslavya’yı
sol birleştirdi. Rusya’yı Lenin birleştirdi. İkinci
Dünya Savaşı’nda hep sol partiler ülkelerini
kurtardı, halkını birleştirdi.
Son 100 yılda milliyetçiyim diyen sağcılar,
ülkelerinin kurtuluşuna önderlik etmediler.
Kürtler arasında sol olanlar birlikten yanalar.
Ayrıca olgular var. A.Öcalan, 1972-1973’te Şafak
Dergisini dağıtmaktan yargılandı. Benzer konumda
olanlar 7,5 yıl ceza aldılar. Ancak Öcalan savcılar
ile anlaştı.
Bizim liderlerimizi öldürdüler. Bize jandarma da
polis te sahip çıkmadı.
Kürt yurttaşlarımında bilmesini isterim. 1980
öncesinde PKK Gladyo’nun denetiminde faaliyet
yürüttü.
Sonra aynı kafayla Hizbullah’ı kurdular.
SORU : Öcalan, Perinçek “ Bizim siyasal yapılanmamız
içinde yer alsın” dedi. Siz ise siyasal açılım
teklifinde bulundular dediniz.
DOĞU PERİNÇEK : Öcalan doğru söylemiş. Ben ona
silahı bırakın, örgütünüzü dağıtın, Türkiye’deki
partilere katılın. Beğenen de İşçi Partisi’ne
girebilir, dedik.
PKK’nın bize SHP listelerinden dört milletvekilliği
önermesiyle, Öcalan’a söylediklerim arasında bir
çelişme yok. SHP ile HEP’in anlaşması, ABD’nin
PKK’yı yasallaştırma politikasının bir uygulaması.
Bu bir devlet politikası olarak 1991’de Erdal İnönü
tarafından uygulandı. 22 milletvekili verdi.
Bizim politikamız, gücümüz yetmediği için
uygulanmadı.
*
Savcı Nihat Taşkın’ın soruları ve Sn. Doğu
Perinçek’in yanıtlarıdır:
SORU : 1988-1989 “KIŞ TATBİKATI”.
DOĞU PERİNÇEK : 1998’de yargılandım.
SORU : 26 Mayıs 2000/Sayın Öcalan başlıklı
mektup,Genelkurmaya gönderdiğiniz, teyit edemedik,
kayıt var mı?
DOĞU PERİNÇEK : Resmi yolla gönderdim. Mektup gizli
değil. Teori Dergisinde de yayımladım. Türk
Milleti’nin de bilmesini istediğim için.
SORU : Yakalandıktan sonra neden sizin görüşünüzü
soruyor?
DOĞU PERİNÇEK : Apo, federasyondan vazgeçmişti.
Atatürk’ü savunmaya başlamıştı. Bugün, ulusal bir
irade olsun, Öcalan 5 dakikada bu çizgiye gelir.
Tarihi bir fırsattı.
SORU : Cevap verildi mi?
DOĞU PERİNÇEK : Verdiler. 2002 Kongresi’nde bir
heyet geldi, sözlü olarak teşekkürlerini ilettiler.
SORU : Apo’ya yazdığınız mektupta, kullandığınız
saygılı dille yasallaştırıp, resmiyet kazandırmış
olmuyor musunuz?
DOĞU PERİNÇEK : Hayır, saygılı bir uslüp yoktur.
SORU : Başka iletişiminiz oldu mu?
DOĞU PERİNÇEK : Apo'nun İmralı'dan bölücü örgütü
yönetmesine ilk tepkiyi ben verdim. O soruşturmaları
başlatan da benim. Türk Devletinde böyle bir irade
yoktu. Başka bir iletişimim ve diyalogum da yoktur.
SORU : 1991 MİTİNG görüntülerinizde Türk Bayrağı
olduğunu söylüyorsunuz, ama yoktu?
DOĞU PERİNÇEK : Vardı. Emniyet raporları
istenebilir. Birlik ve beraberlik savunulmuştur.
Sloganlarımız “kardeşlik, kardeşlik, kardeşlik”
üzerineydi.
Bizim köylerimize PKK Bixi silahlarla saldırmıştır.
Buna direnen bir kuvvet yaratmadan ordaki halkı
birleştiremezsiniz. Bir tek İşçi Partisi bunu yapar.
Diğer partiler yapamaz.
SORU : “Kıbrıs Meselesi” kitabınızda, bugün
savunduğunuzdan farklı bir görüş savunuyorsunuz.
DOĞU PERİNÇEK : 1970’lerin başında yayınlanan
kitabımı buraya getirmek psikolojik savaş içindir.
SORU : Siyasal çizginizde keskin değişiklikler var.
İddianame’de böyle deniyor?
DOĞU PERİNÇEK : ABD’nin izin vermesiyle, yeşil ışık
yakınca KKTC’yi savunacaksınız. Kırmızı ışık yakınca
vazgeçeceksiniz. Biz bu politikaya karşıyız. Rauf
Denktaş okumuş, bu görüşlerimi, o sineye çekiyor da
size ne oluyor?
SORU : Ferit İlsever, “Kontrgerilla, ÖHD,
Genelkurmay'a bağlı” deniliyor. İddianamede de
bundan başka bir şey söylenmiyor. Niye kamuoyuna
ters yönde söylüyorsunuz.
DOĞU PERİNÇEK : Nato döneminde TSK içinde gladyo
yapılanmasını tabii kabul ediyoruz. Bu doğru. 12
Mart, 12 Eylül elbet bunların işi. Onları
yargılayalım getirip burada.
1990’da durum değişti. Sovyetler dağıldı. Ama NATO
devam etti. Gladyo, gizli hükümettir. 1990’da TSK
içinde ABD karşıtlığı gelişti. 1992’de adı
lekelendiği için, ÖHD’nin adını değiştirdiler. ÖKK
kuruldu. ÖKK milli bir görev yapmıştır.
O tarihten itibaren NATO, özel örgütünü polise
kaydırdı.
Fethullahçı Gladyo’nun tertipleri yalan çıkacak,
göreceğiz.
O bakımdan bugün TSK içinde bir Gladyo yok! Onun
için İddianame yanlıştır.
SORU : “H.Ümit Sayın’ın bilgisayarı”nda bulunan
mektubunuz.
DOĞU PERİNÇEK : Kemalistlerin derin devleti yoktu.
Çok büyük yanlış. TSK da olsa, devlet içinde olsa,
futbol topu gibi her gün tekmelenir mi? Amerikadan
korkuyor TSK! Derin devletin her gün dayağını yiyor
TSK!
SORU : TSK.
DOĞU PERİNÇEK : Sunay’lar, Tağmaç’lar, Evren’leri
Türk Milleti affetmeyecektir. Esas yargılanacak olan
onlardır. Yapılmış darbeler yargılayalım. 12 Mart’ı,
12 Eylül’ü yargılayalım!
SORU : Aydınlık Dergisi’nde ele geçen VHS kasette,
“Devrim Kanunları Uygulansın” da, orduya saldırmakla
devrim çıkmaz. Ekim ve Çin Devrimi örnekleri v.b.
DOĞU PERİNÇEK : Dünyadaki bütün devrimlerin orduyla
birleşerek olduğunu söylüyorum. O konuşmamda sola
sesleniyorum. Orduyu düşman ilan etmeyelim, orduyla
birleşmeden devrim olmaz diyorum.
Türkiye’de devrim olacak. Bilim adamı olarak benim
görüşüm bu, birkaç yıl içinde.
SORU : “KARARGAH EVLERİ”?
DOĞU PERİNÇEK : Çok iyi biliyorum. Kesinlikle böyle
bir şey yok. Genelkurmay açıkladı, Ergenekon’la
ilgisi olmadığını. Askeri yargı birkaç ay içinde
sonuçlanacak. Oradan gelecek yazıda, İşçi Partisi
ile ilgisi olmadığı yazılacak. Bir- iki ay sabredin!
Gerçekçi değildir, ihanet düzeyindedir.
SORU : “Anayasa namlunun ucundadır” yazısı Ekim 2007
Aydınlık başyazısında Anayasa taslağını
eleştiriyorsunuz. Sizin de bir Anayasa taslağınız
var. Siz sivil değil misiniz?
DOĞU PERİNÇEK : Devletin cebir gücü yoksa Anayasa
olmaz. İlk modern anayasa ABD Anayasası.General
Washington’la, süngülerle yapılmış.
1876 padişah devrilmiş.Anayasa ilan edildi.
1908 Niyazi, Enver beyler, Anadolu’da halk
ayaklanmış, Anayasa yeniden uygulanmış.
1920 Halkın devrimiyle 1921 Anayasası yapıldı.
İşçi Partisi’nin önerdiği Milli Anayasa’da
millet-ordu birleşmesiyle ortaya çıkacaktır.
Türkiye’nin önünde devrim var. Atatürk’ün 1937’de
bıraktığı Anayasa’yı bugüne göre düzenleyeceğiz.
Türkiye’nin önünde bir devrim. Amerika da gelse,
Fethullahçılar da gelse olacak.
Türkiye, sorunlarını devrim dışında çözmenin mümkün
olmadığı bir noktaya gelmiştir. Ekonomisini,
toplumunu, kültürünü, ahlakını, insanını kurtarmak
için devrim olacak. Siz beni odunların üzerinde
yaksanız da ben bunu söyleyeceğim.
Burada artık engizisyon yargısı yapılıyor.
Bizim tasarılarımız, düşüncelerimiz de suç
sayılıyor.
SORU : İllegal yapılanmanız var mı?
DOĞU PERİNÇEK : Burada hukuku bıraktık. 34 yıl
öncesine döndük. Ben de bırakıyorum. (Perinçek, “4
Tek” Programını açıkladı: Tek parti, tek program,
tek disiplin) Bugün illegal bir yapılanmamız
olduğunu gösteren tek bir delil getirin.
SORU : - “Fabrikatör” de yöntemleriniz
anlatılıyor(PKK, Hizbullah, DHKP-C, Çatı örgüt
Ergenekon)
- Tuncay Güney ev aramasında bulunan, 19 Mayıs 2000
tarihli size hitaben mektup!
- Aynı tarihte Ethem Sancak’a gönderilen bir mektup
var. Size ulaştı mı bu mektup?
DOĞU PERİNÇEK : Bu mantıkla suçlanamayacak tek kişi
yoktur. Tek suçlanamayacak kişi Doğu Perinçek’tir.
Böyle alçaklarla benim beraber olmam mümkün mü?
Mao’yu anlamayan Atatürk’ü de anlamaz.
Atatürk’ü anlamayan da Mao’yu anlamaz.
Fabrikatör’ü yazan Eymür. Karşı cephedeki bu insanla
nasıl aynı örgütte olurum? İşçi Partisi’ni çıkarın,
bugün Atatürk bir yığıntı haline gelmiştir.
Makaslanan, sansürlenen Atatürk’ü gün yüzüne çıkaran
İşçi Partisi’dir.
O mektup bana gelmedi. O mektubu getirenin suratına
çarparım. Bana kimse öyle bir mektup getiremez.
Size boyun eğdim mi ki, onlara boyun eğeyim! Ben
kimseye boyun eğmem.
Ethem Sancak’a “def’et para isteyeni!” dedim.
SORU : 13 Kasım 2000 diye gönderilen aramadan çıkan,
Ümit Oğuztan’da bulunmuş mektup.
DOĞU PERİNÇEK : Almadım. Gazete bilgilerinden
yazılmış. Bunun hakkındaki görüşlerimizi bir dosya
halinde Sn.Ecevit’e sunduk. MIT’e de sunduk.
SORU : “Devletin Yeniden Yapılanması” sizin
çalışmanız mı?
DOĞU PERİNÇEK : İki metin var. Bir tasarı, iki
karar.İki metin de aramada bulundu. İkisi arasında
hemen hemen hiç bir fark yoktur. İki üç cümle
değişmiştir. İki metin aynıdır.
SORU : Alaattin Çakıcı’nın ifadesindeki “Eymür’ün
Doğu Perinçek ile irtibatı vardır,diyor.
DOĞU PERİNÇEK : Eymür, terfi etmedi, atıldı! Yan
yana gelmemiz mümkün değil.
SORU : Tuncay Güney, kimin referansıyla geldi?
DOĞU PERİNÇEK : Tuncay Güney, Aydınlık’ta çalışmadı.
Biz onun karanlık işleri olan bir eleman olduğunu
biliyorduk.
SORU : PKK’ya silah satan yetkilileri biliyoruz,
dediniz.
DOĞU PERİNÇEK : PKK’ya silah satış ekibinin başında
CIA-MOSSAD takımı var. 6 Aralık 1998’de Aydınlık
kapağında yayınlamışız. Biz demişiz ki ABD, PKK’ya
silah veriyor. ABD bana Jim Hongland Washington
Post’ta Türk ordusunu suçladı. 1 hafta sonra da,
Tuncay Güney’e bu uydurma söylettiriliyor.
Aydınlık’ın haberinde, bu konuda bir soruşturma
başlatılmış, soruşturulanlar içinde Özer Çiller,
Sedat Bucak, Mehmet Ağar var deniyor.
SORU : Veli Küçük ile tanıştığınız Kıbrıs Mitingi’ni
kim düzenledi?
DOĞU PERİNÇEK : İşçi Partisi dilekçeyi verdi.
Konuşmacılar Denktaş, ben, CHP’den, DSP’den
temsilci, RP Genel Başkan Yardımcısı Muhsin
Yazıcıoğlu, MHP Genel Başkan Yard. Şevket Bülent
Yahnici idi.
SORU : Aslı Aydıntaçbaş’la konuşmanızda, Ergenekon
belgesine ilişkin, “benden etkilenmiş olabilirler”
dediniz. Burada ise acımasızca eleştirdiniz.
DOĞU PERİNÇEK : Aslı Aydıntaşbaş’ın yazısını eksik
naklettiniz. Daha okumaya başladığında ben atladım,
sordun diyor. Birinci paragrafta Kurtuluş Savaşı’nın
1914-1922 arasında tanımlanıyor. Bu görüş benim
görüşüm. Ama benim cümlem değil. 15-20 saniyelik bir
okuma bu. O tarihte okumadım. Daha sonra okudum ve
yanına işaretler koydum. Ünlem, soru işareti var.
İnsan kendi yazısına yanlış der mi?
Ben “Bu belgede istihbarat vurgusu var böyle şeyleri
görmem” diyor. İşçi Partisi hükümet olursa ihtiyaç
olursa kurulur dedim.
SORU :Ergenekon ismini daha önceden biliyordunuz.
2001’de Tuncay Güney yakalanınca Ergenekon’dan söz
eden yayınlar yapmadınız mı?
DOĞU PERİNÇEK : Biz sadece isim olarak Ergenekon’u
biliyorduk. Ama bu Ergenekon Yeniden Yapılanma”
belgesini 2006’da Aydıntaşbaş’tan aldım. O zaman
okudum.
-MUZAFFER TEKİN İLE TANIŞIKLIĞI-
Perinçek, başka bir soru üzerine, ''Ergenekon'' ile
ilgili 1987'de MİT tarafından hazırlanan raporun
resmi belge olmadığı, etüt olarak açıklandığını,
1996'daki raporu da Eymür'ün hazırladığını söyledi.
Doğu Perinçek, Tuncay Güney'in Aydınlık Dergisinde
çalışmadığını, Güney'i karanlık işleri olan bir
eleman olarak bildiklerini kaydetti.
Savcı Taşkın'ın ''PKK'ya silah satan yetkilileri
bildiğini'' söylemesi üzerine, Perinçek, PKK'ya
silah satış ekibinin başında CIA-MOSSAD takımının
olduğunu, bunun 6 Aralık 1998'de Aydınlık kapağında
yayınlandığını, haberde bu konuda bir soruşturma
başlatıldığı, soruşturulanlar içinde Tansu Çiller,
Sedat Bucak ve Mehmet Ağar'ın olduğunun söylendiğini
anlattı.
Savcı Taşkın'ın başka bir sorusu üzerine Muzaffer
Tekin ile tanışıklığını yeniden anlatan Perinçek,
şunları söyledi:
''Zafer tepesine ismini veren bir komutanı partimize
üye yapmak istedik. Yine teklif ediyorum; üye olsun.
Danıştay olayını yaptığına en ufak ihtimal vermedim.
Olaydan üç dört ay önce tanışmıştım. Samimi buldum.
Bilgisayarımda tabii ki e posta kaydı olur. İlhan
Selçuk'un da Kemal Alemdaroğlu'nun da olur. Sizden
mi korkacağım? Sorduklarınızın suçla ilgisi yok.
Korku yaratmak istiyorsunuz. Türk aydınlarının
birbirleriyle konuşmalarını engelleyemezsiniz. Türk
devrimci aydını; Mustafa Kemal önderliğinde
birleşecek, bu Fethullahçı mekanizmayı yerle bir
edecektir. Aldınız mı cevabınızı? Türkiye'yi
Fethullah Gülen'e Amerika'ya bırakmayacağız. Yazın
bunu mütalaaya. İrtica Türk milletini yeneceğini
zannetmesin''
Perinçek'in bu sözlerinin ardından "Muzaffer
Tekin'in üyelik teklifinizi kabul ediyorum"
dediği duyuldu.