Savcılar mülakat yapıyor,
gazeteciler iddianame yazıyorlar
27 Ocak 2009
KONTGERİLLA İLE
SAVAŞTIĞIMIZ İÇİN BURADAYIZ!
Bırakın bizleri!
İşçi Partisi, Türkiye için gerekli!
Doğu Perinçek, Türkiye için gerekli!
Buradakiler Türkiye için gerekli!
İndir

DOĞU PERİNÇEK / TARİHİ SAVUNMA
4. GÜN / 27 OCAK 2009
Doğu Perinçek,
Ergenekon davasının bugün (27 Ocak 2009) yapılan 43.
duruşmasında sözlü açıklamalarını tamamladı.
Konuşmasına delillerin genel değerlendirmesiyle
başlayan Perinçek, “İddianame’nin temel dayanağı
Tuncay Güney Mülakatı’dır. Şimdi görevler değişti.
Savcılar mülakat yapıyor, gazeteciler iddianame
yazıyorlar.” dedi.
TUNCAY GÜNEY GETİRTİLMELİ VE TUTUKLANMALIDIR
Perinçek konuşmasına şöyle devam etti: “Tuncay
Güney, Kanada’dan getirtilmeli ve derhal
tutuklanmalıdır. Ben Tuncay Güney’le hiç bir biçim
ve zamanda görüşmedim. Tuncay Güney’in İşçi
Partisi’ne, Aydınlık’a, Ulusal Kanal’a sızması
kesinlikle sözkonusu değildir. Mülakatında
sorgucuların ısrarlı soruları karşısında, bizim
hücre usulü çalıştığımızı, haber kaynaklarımızı
öğrenemediğini söylüyor. Tuncay Güney düzeyinde bir
adam içimize sızamaz. Olsa olsa Ethem Sancak, Cengiz
Çandar gibileri sızmak için gönderilebilir. Onları
da tespit ederiz. Ama getirdikleri bilgilerden
yararlanmak için göz yumarız. Tüm gazete ve
televizyonlar bunu yapar. Tuncay Güney, Doğu
Perinçek’le ilgili sahte mektupları Sami
Demirkıran’la birlikte hazırlamıştır. Tuncay Güney
bize düşmandır. Bunu belgeleriyle kanıtlıyoruz.
Tuncay Güney möülakatında Ergenekon’un üyesi
olmadığını söylüyor. Örgütü isim isim, arkasında
kimler olduğunu bilmediğini söylüyor. Ama ardından
çekirdek kadronun isimlerini sayıyor...
Uydurmalarını sorgumun başında anlattım, tekrar
etmiyorum. Komutanları kendisine benim söylediğimi
söylüyor. Görüşmediğim, haber kaynaklarımıza
ulaşamamış, içimize sızamamış, ne olduğunu tespit
ettiğimiz bir adama bu bilgileri anlatmışım.
Uydurma!”
K.IRAK’A YAPILAN İŞ ADAMLARI GEZİSİ
Perinçek, K.Irak’a yapılan bir iş adamları gezisine
İşçi Partisi üyesi Bayram Yurtçiçek’in de
katıldığını, gezinin sonunda Yurtçiçek’in
kendilerine bir rapor verdiğini belirterek: “Raporda
Tuncay Güney’in görevli olduğunun anlaşıldığını,
bunun muhataplar tarafından da anlaşıldığını, özel
sohbetlerde İşçi Partisi’ne düşmanlığını ortaya
koyduğu, Fethullah hocayı ve Amerikayı savunan
sözler sarfettiğini yazdı. Şimdi tüm olumsuz
niteliklerini bildiğimiz bu karanlık adamla İşçi
Partisi ve liderlerinin aynı örgütte olmaları mümkün
mü? İddianameye göre İşçi Partisi ve yöneticilerinin
Ergenekon örgütü ile bir tek bağı var o da Tuncay
Güney! Mülakatında işlevinin Aydınlık’tan haber alıp
götürdüğü, Aydınlık’ı yönlendirmesinin söz konusu
olmadığı ortaya çıkıyor!” dedi.
TUNCAY GÜNEY KİMDİR?
“Mısır’lı bir bakan Tuncay Güney’in MOSSAD’la ilişki
içinde olduğunu açıklamış, Batı’lı devletler de bunu
teyit etmişlerdir. Güney’in, Fethullah hocanın özel
kalem müdürlüğünü yaptığı sırada, CIA-MOSSAD’ın MİT
içindeki adamı olan Mehmet Eymür’e bilgi verdiği
bilinmektedir. Tuncay Güney, Mehmet Eymür’ün adamı
olarak piyasada arz-ı endam etmektedir. Güney,
Eymür’ün başında olduğu ve sonradan lağvedilen MİT
Kontr-Terör Dairesi’ne bağlıdır.
1990’ların sonlarında Güney’in çok yönlü ilişkileri
olduğu anlaşılmaktadır. MİT, polis, askeri vb
istihbarat örgütleriyle ilişki içindedir. Hanefi
Avcı, Bülent Orakoğlu gibi bu tertibin arkasındaki
merkezin içinde yer alan kişilerle de ilişki
içindedir.
Güney’in Şubat 1999’da ABD’den aldığı 10 yıllık
vize, oturma izni, Green kart O’nun Amerika’yla
ilişkisini de kanıtlamaktadır. Temmuz 2000’de ABD’ye
götürülen Güney, oarada kalmış, eğitilmiş, green
kart verilmiştir. Amerika ancak kendisine özel
hizmetler yapan, tertiplerinde klulandığı kişilere
bu kadar uzun süre vize verir.
Güney’in evinde yapılan aramada elde edilen
malzemelerden sürekli yasa dışı işlerle uğraştığı
anlaşılmaktadır. Bunlardan biri de 1998’de benimle
ilgili yazdığı sahte mektuplardır.”
SAHTE MÜSLÜMAN, GERÇEK DOLANDIRICI!
Tuncay Güney, Sabetayistim diyor: Sahte! Amerikaya
gidip Hiristiyan oldum diyor: Sahte! Sonra Musevi
oldum diyor: O da yalan! Sahte! Ama GERÇEK
DOLANDIRICI! GERÇEK TERTİPÇİ!
TUNCAY GÜNEY 2007 SONUNDA TÜRKİYE’YE GELDİ
Tuncay Güney’in mahalle arkadaşı olan Nevzat adlı
bir arkadaşımız, O’nu 2007 Aralık sonunda, 2008
Ocak, Şubat, Mart aylarında İstanbul’da komşu olarak
oturdukları mahallede defalarca görmüştür. Bu
tarihlerde Türkiye’ye getirtilip, tertipte,
soruşturmada görevler verilmiştir.
ÇOCUKLARIMIZI SOKAĞA ATMIŞIZ
Tuncay Güney, Türkiye’nin ayıbıdır. Devlet Denetleme
Kurulu resmi raporlarına göre bir milyon çocuk
sokaklarda yaşıyor, suç işletiliyor, ırzlarına
geçiliyor... Tuncay Güneyler böyle yetiştiriliyor.
MÜLAKATI NASIL YAPILMIŞ?
Tuncay Güney’le mülakat yapan polis ekibinde yer
alan polis şefi Ahmet İhtiyaroğlu’nun açıklamaları,
Güney’in anlatımlarının uydurma, bir tertibin
parçası olduğunu göstermektedir. Mülakatta sorulan
sorular da bunu kanıtlamaktadır. Soruların önemli
bir kısmı bir kurgunun parçası ve yönlendirici. Aynı
dönemde Ümit Oğuztan’la yapılan mülakatta da aynı
yönlendirmeler var. Oğuztan’a ‘üçgeni kur’ diyerek
baskı yapılmıştır.
GÜNEY’İN TV’LERDEKİ GAFLARI
Tuncay Güney, M. Ali Birand’ın programında
savcıların kendisinden tanık olmasını
istemediklerini ağzından kaçırmıştır. İddia makamı
Güney’i getirmek istemiyor.
GERÇEK MÜLAKAT KASETLERİ GİZLENİYOR
Mülakat kasetleri uzun uğraşılarla zar zor
gelebildi. Bunun bir anlamı var. Kaset gizlenmek
istendi. Bu kasetler bizim kanıtımızdır. En sonunda
gelen kasetler gerçek kasetler değildir. Gerçek
mülakat kasetleri ‘miniDV’ adı verilen kasetlerdir.
Gelen kasetlerde montaj ve kesintiler olduğunu
tespit ettik. Bunun nedeni bazı bölümlerin yok
edilmek istenmesidir.
SANCAK, YAZICIOĞLU ve GÜLEN BÖLÜMLERİ GİZLENİYOR?
Fethullah Gülen, Ethem Sancak, Muhsin Yazıcıoğlu’yla
ilgili bölümler kasetten çıkarılmıştır.
Ethem Sancak’ın ifadesini alan savcılar kendisine
Tuncay Güney mülakatında adının geçtiğini
belirtmişlerdir. Neden? 2002 yılına kadar benimle
gelip görüşen Ethem Sancak karşı tarafa kapak atınca
mülakattan çıkarılıyor. Yine Tuncay Güney televizyon
programında Muhsin Yazıcıoğlu’ndan özür dilemiş,
işkence altında kendisi hakkında ifade verdiğini
belirtmiştir.
SAVCILIK 2001 DE MÜLAKATI ÇÖPE ATMIŞTI
Mülakat zamanın İstanbul DGM Başsavcısı Aykut Cengiz
tarafından ciddiye alınmamış ve soruşturma
açılmasına gerek görülmemiştir. aradan 7-8 yıl
geçtikten sonra yeniden piyasaya çıkarılmıştır.
ZEKERİYA ÖZ: SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE İŞÇİ PARTİSİ
VAR!
Savcı Zekeriya Öz, 23 Temmuz 2008 günü ATV ana haber
bülteninde yayımlanan açıklamasında “Ergenekon’un
merkezinde İşçi Partisi var!” demiştir. Bir savcı
bunu söyleyebilri mi? Bunu söyleyen kişi savcılık
makamında oturmaya devam edebilir mi? Bu
kanunsuzluğu Sayın Mahkeme değerlendirecektir.
TERTİBİN BAŞROLÜNDE MEHMET EYMÜR VAR!
Dava dosyasında aleyhime konuşan bir-iki kişi var.
Bunlardan biri de tertibin başında yer alanlardan
Mehmet Eymür’dür. Mehmet Eymür rezil olacağını
bildiğpinden tanıklıktan kaçmıştır. Yaptığı
açıklamalarda sanıklar arasında yalnız İşçi
Partililer hakkında menfi bilgisi olduğunu
söylemektedir. Böylece diğer sanıklara mesaj
vermekte, sizle işim yok benim derdim Perinçek ve
arkadaşları demektedir. Mehmet Eymür kendi görev
alanına girmemesine rağmen Perinçek ve grubunu
izlediğini defalarca söylemiştir. Mehmet Eymür kim?
Kanundışı işler yapmış ve iki kez MİT’ten atılmış!
MEHMET EYMÜR’ÜN İŞÇİ PARTİSİ DÜŞMANLIĞI
Eymür benim Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu
olduğumu söylüyor. Oysa ben Hukuk Fakültesi
mezunuyum. Büyük istihbaratçı bunu bile bilmiyor!
Almanya’da geçirdiğim iki yılda ne yaptığımın
bilinmediğini iddia ediyor. Ben Almanya’ya dil
öğrenmek amacıyla gittim, 6 ay kaldım. Bu dönemde
gazete dağıtıcılığı, fırın işçiliği yaptım. Gothe
Enstitüsünü bitirdim. 1963’de 4 ay, 1967’de 3 ay
kaldım.
KONTGERİLLA İLE SAVAŞTIĞIMIZ İÇİN BURADAYIZ
Biz kontrgerillayla, galdyoyla savaştığımız için
buradayız. Mehmet Eymür, Doğu Perinçek’i öldürmek
için çeşitli düzenlemelerin içine girmiştir. Bunu
Yargıtay Başkanı Sayın Eraslan Özkaya da açıkladı.
Mehmet Eymür’ün Doğu Perinçek’e suikast
düzenleyeceğinin kendisine söylendiğini basına
açıkladı. Doğu Perinçek’e yönelik Eymür merkezli üç
kez suikast hazırlığı yapıldığı ortaya çıkmıştır.
Metmet Eymür ve Şenkal Atasagun grupları arasında bu
suikast konusunda internet sitelerinde tartışmalar
olmuştur.
EYMÜR’ÜN BİLGİ NOTU
Mehmet Eymür’ün bilgi notunda bizimle ilgili bir
suçlama yok. Yalnız görevi olmadığı halde İşçi
Partisi ve Perinçek hakkında çalışma yaptığını
itiraf ediyor.
Eymür tertibin içinde. 4 Haziran 2000’de ATİN
sitesinde Tuncay Güney’i tehdit eden bir yazı
yayımladı. Tuncay Güney mülakatta “Eymür bana mesaj
verdi. Seni bertaraf ederim” dedi diyor.
FEHMİ KORU’NUN TEHDİDİ
6 Haziran 2000’de Fehmi Koru yazısında, Tuncay
Güney’e “yılın gazetecisi olacaksın” diye tehdit
içeren mesaj gönderdi. Tuncay Güney bunun üzerine
Temmuz 2000’de Amerika’ya gidiyor, green kart
başvurusu yapıp, alıyor...
EYMÜR’ÜN EN BÜYÜK KAHRAMANLIĞI
Mehmet Eymür’ün en büyük kahramanlığı, Turgut
Özal’ın damat adayı Asım Ekren’i kaçırma eylemidir.
EYMÜR, CİA-MOSSAD İLİŞKİSİ
Eymür’ün bütün hayatı CIA ve MOSSAD’la birlikte Türk
Ordusu’na karşı faaliyetle geçmiştir.
İNGİLİZLERLE İLİŞKİ
Eymür döne döne “12 Mart’ta Perinçek’in İngilizlerle
ilişkisini saptadık” diyor... Bunun tek delili
olarak 12 Martta bizimle birlikte yargılanan
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Cahit Düzel’in
üniversite lojmanında bir İngiliz öğretim üyesi ile
kalmasını gösteriyor.
EYMÜR: PERİNÇEKLER KONTRGERİLLAYI AÇIĞA ÇIKARDI
Eymür, bizim kontrgerillayı ortaya çıkardığımızı
söylüyor. Bunlar bizim başarılarımız. Şimdi bu
bilgileri vatanseverlere karşı kullanıyorlar.
MİT’İ CIA’LAŞTIRMAYA ÇALIŞANLAR BİZİ SUÇLUYOR
Güngör Mengi röportajında Hiram Abas şöyle diyor:
“Bunlar yayınlarıyla MİT’i pasifleştirdiler” diyor.
Kontrgerilla’yı kuranlar, sivilleştirme adı altında
MİT’i CIA’laştırmaya çalışanlar bizi suçluyor. Neden
biz onların suçlarını ortaya çıkarmışız. Yasal
sınırlar içine çekilmelerini sağlamışız.
Bizim bu davadan yargılanmamız NATO güdümündeki
Gladyo’nun isteğiyledir.
MEHMET EYMÜR’LE RÖPORTAJ
Genel Başkan Yardımcımız Hasan Yalçın bir gün Mehmet
Eymür’ü aradı, “ gel bizim ne dış bağlantımız varsa
açıkla” dedi. Tarihi bir mülakat yaptı.
HY- Buyurun sorun.
ME- Çok ağır ithamlar var.
HY- Yazdıklarımızın hepsinin yanlış olduğunu
söylemiyorum dediniz.
ME – Söylemiyorum.
Hasan Yalçın ısrarla bizim dış bağlantımızı açıkla
diye sıkıştırıyor.
HY- Yabancı güç dediğiniz Ebu Firas oluyor.
ME- Tabii.
HY- Filistin’i koruruz. Filisrtin mazlum bir halk.
Emperyalizme karşı Filistin’in yanındayız.
Eymür bu görüşmede, bizim ABD ve Sovyetler Birliği
ile ilişkimiz olmadığını kendi ağzıyla söyledi.
Bizi, yabancı bağlantımızın Filistin Kurtuluş Örgütü
ile ilişkili olmakla suçluyor.
FİLİSTİN HALKI KARDEŞİMİZDİR
Filistin ile ilişkilerimizle iftihar ediyoruz.
Filistin halkı bizim kardeşimizdir. Hasan Yalçın’ın
bu röportajını mahkemeye arz ediyorum.
İŞTE EYMÜR’ÜĞN ADAMLARI: MEHMET ZEKERİYA ÖZTÜRK
Gözaltına alındığımızın ertesi günü Star
Gazetesi’nde, “Öztürk, Perinçek grubunu fişlemiş”
diye yazdı.
Sonra Milliyet M. Zekeriya Öztürk’ün ifadelerini,
“Perinçek’i gözaltına aldıran ifade” diye yazdı.
Bir kalıp halinde gazetelere verilmiş aynı haber.
M. Zekeriya Öztürk’ü bize yollayan kuvvet, bunları
söyleyeceksin demiş. O birisi kim? Öztürk’ün
bilgisayarından çıkan bir mektubu okuyor, Perinçek.
“Sayın hocam” diye hitap ediyor bu mektupta.
Ulusal Kanal’a bir kurum tarafından yollandığını
anlatıyor, bu mektupta M. Zekeriya Öztürk.
Perinçek, dava dosyasında bulunan Zekeriya Öztürk’le
ilgili ikinci belgeyi okuyor. Öztürk burada, “ABD
Büyükelçiliğiyle görüşüyorum” diyor. Burada Öztürk,
“ABD elçiliğiyle ilişkilerim Türk ajanlığı şeklinde
değildir”, “Elçiliğin sınırsız güveni tamdır” diyor.
İşte Eymür’ün adamları !
T. Güney ve M. Zekeriya Öztürk !
Eymür kiminle çalışsa ABD bağlantılı.
GİZLİ TANIK DİLOVASI
Üçüncü gizli tanık “Dilovası” 68’i anlatıyor.
Deniz’i, Mahir’i de rahmet anıyorum. 68 hareketi
yasal, barışçı, gençlik kitlelerini kapsayan bir
harekettir. Banka soygunları, adam kaçırmalarla
ilgisi yoktur. Dilovası bunları söylüyor. Şerefle
kabul ederim.
68’le, 71 farklıdır. Bu ikisi kasıtlı olarak
birbirine karıştırılır. Hepsini uyardım; Deniz’i de,
Mahiri de uyardım. Halkla birleşmeden olmaz,
maceracılıkla olmaz diye…
Dilovası da bunları anlatıyor.
Gizliliği kalmayan gizli tanık Hüseyin Tatlıdil de…
Tuncay Güney gibi.
TELEFON KONUŞMALARI
Telefon konuşmalarımız yüzlerce sayfa. Hepsini kabul
ediyorum. İftihar ediyorum. Hiçbirine de yasa dışı
dinlediniz, hukuka aykırı dinlediniz vb diyerek
itiraz etmiyorum.
1971’den bu yana MİT’in bütün delillerini de kabul
ediyorum
Yasadışı toplansın ama yeter ki doğru olsun.
ÖRGÜT YOK
Devletin bütün kurumları Ergenekon Terör Örgütü yok
diyor. Böyle bir örgütü kimse icat edemez. Bu
salonda örgüt yok. Sadece İşçi Partisi var. Kimse
böyle bir örgütü zihninde kuramaz. Ortak ideoloji
yok! Gizli terör örgütünde çok dar, çok sıkı,
bağnazlık düzeyinde ideolojik bağlantı olacak. Böyle
bir şey yok. Veli Küçük’le aramızda bağlantı yok ki;
“açık” olsun!
Bu yalanlar uydurulurken mesleki dürüstlük feda
ediliyor!
İlhan Selçuk son elli yılın en değerli
yazarlarındandır. Pırıl, pırıl. İnşallah böyle dedim
diye korkmuyordur!
Bunca tecrübeden geçmiş insanlar, bu zırva örgütün
yöneticisi olacak.
Bu söylediklerim Kemal Alemdaroğlu için de
geçerlidir.
Tarih yargılayacaksa, örgüt kurmadılar diye
eleştirilecekler. Bizim örgütüm var. Atatürk hep
teşkilatlı ve teşkilatçı olmuş. Teşkilat bugün yasal
partidir: İşçi Partisi’dir.
Gizli toplantı olarak İddianameye yazılan İbrahim
Benli’nin evindeki toplantıya, opera sanatçıları,
aydınlar katılmış, şarkılar söylenmiş, dans
edilmiştir. Bu toplantıda tek bir illegal faaliyet
eşim Şule Perinçek’in dans bittikten sonra
izleyenlerin alkışlaması üzerine beni öpmesidir.
Örgüt yok!
İlişki yok!
Kimse böyle bir örgütü satamaz.
Şemada Şevket Sabancı’nın adı da var. Hani nerede
Şevket Sabancı? Ya bu işi ciddiye alacaksınız ya da
bizi bırakacaksınız.
Bizi tutarak insanları tavşan haline getirdiniz.
Aslan yürekli gazeteciler, şimdi tavşan yürekli
oldular.
Böyle bir örgüt olur mu?
Bu şemaya şimdi kimse sahip çıkmıyor.
Evet bir örgüt var: Zekeriya Öz, Sami Demirkıran,
Tuncay Güney, Zekeriya Öztürk ve Osmanım… Bu dava
dosyasından bunlardan örgüt çıkar, başka çıkmaz!
Evet bir örgüt var; O da İşçi Partisi. Zekeriya Öz,
“hedefte İşçi Partisi var!” diyor. O halde burada
İşçi Partisi’ni kapatma davası görülüyor.
SORUŞTURMAYA “ERGENEKON” ADI VERİLMESİ
Ergenekon ismi bu davaya kasıtlı olarak verilmiştir.
Tertipçilerin bu davaya Ergenekon ismini vermeleri
anlamlıdır. Ergenekon destanının kahramanı
toplumdur. Halk kahramanlığı! Başına geçen ise adını
bile bilmediğimiz demirci... Bu isim kabul
ettirilememiştir. Genelkurmay yazışmalarında bu ismi
kullanmamaktadır. Bir terör örgütü kendisine “Hz.
Muhammet Tugayları” dese, biz onu Hz. Muhammet Terör
Örgütü diye mi anacağız? Veya Atatürk adıyla
kurulsa, Atatürk Terör Örgütü mü diyeceğiz.
İddianamenin ruhu, daha başlığından kendisini ortaya
koymaktadır.
İSTANBUL BAŞSAVCISININ AÇIKLAMASI
İddianamenin kamuoyuna ilk sunuşunu İstanbul C.
Başsavcısı Aykut Cengiz Engin tarafından
yapılmıştır. Bu açıklamadan anlaşılan:
Başsavcı bu soruşturmaya sahip çıkmamaktadır. “Bu
soruşturmayı o savcılar yaptı, iddianameye Başsavcı
vekili imzaladı, ben imzalamadım” diyor. Kurumsal
bir felaket. Başsavcı iddianamenin şahsi
sorumluluğunu üstlenmiyor.
Başsavcı “tutukluluğun devamının sorumluluğu bize
ait değildir” diyor. Yani “tutuklamayla da ilgimiz
yok” diyor.
“Bildiğimiz klasik terör örgütü değil” diyor.
“Basındaki yayın ve yorumların çok büyük bir bölümü
gerçek dışı” diyor. Ama o yayınların hepsi
iddianameye yazılmış. İstanbul C. Başsavcısı bu
iddianamenin çok büyük bir bölümünün gerçek dışı
olduğunu kabul etmiş oluyor.
Başsavcı “bilgi kirliliği yaratıldı” diyor. Bilgi
kirliliğini kim yaptı o zaman? Ya savcılar ya da
polis...
Başsavcı “şüphelilerin özel yaşam ve temel hakları
ihlal edildi” diyor. Bu suç. değil mi? Suç! Başsavcı
böylece “benim emrimde çalışanlar insanların özel
yaşamlarını ve temel haklarını ihlal ettiler” diyor.
Cumhurbaşkanı Demirel’den, bir çok yazar, şahsiyet
bu soruşturmanın arkasında dış güçler var diyorlar.
Başsavcının açıklamasında bir tek bu eksiktir. Bunu
da başsavcı söyleyemez.
Başsavcının bu basın açıklaması bu iddianame
hakkındaki en güzel değerlendirmedir. Aynen
katılıyoruz.
Başsavcının önüne üç kez Perinçeklerin tutuklanması
talebi geldiğini ve her seferinde “olmaz, yanlıştır”
denilerek reddedildiğini biliyoruz.
İddianamenin delilleri Tuncay Güney’in beyanları,
Atatürk’e alçakça “İngiliz piçi” diyen Osmanımlar...
Bu iddianamenin seviyesini de ortaya koymaktadır.
İddianameye savcılar ekibinin yazmış olması
düşünülemez. Çok sayıda kişinin ayrı ayrı yazdıkları
anlaşılmaktadır. Çok sayıda, 10 kere, 15 kere, 20
kere tekrarlar var. Bu iddianameden tekrarları
çıkarın bir kaç yüz sayfaya iner. İddianamenin 2455
sayfa, 400 küsru klasör olarak ortaya koymak
kasıtlıdır. Boğmak amaçlıdır.
İddianamenin dili de savcılar tarafından
yazılmadığını ortaya koymaktadır.
İddianame toplumu terörize etmek amaçlıdır. Korku
yaratmıştır, koca koca komutanları bile
korkutmuştur.
F SAVCILARI
F Savcıları, dedik suç duyurusunda bulunuldu.
Savcılar, nerede Fethullah denilmişse oraya
yöneliyorlar. Emniyet ve savcılıkta nerede Fetullah
nerede Ramazan Akyürek varsa hep bunlar soruldu.
Size ne Ramazan Akyürek’ten! Bakın haklı çıktık,
hakkında soruşturma açıldı. Ramazan Akyürek’in
sicili belli. Bu sicili biz yazmadık, devletin
valisi yazdı.
F Tipi polisler listesi soruldu bizlere. Bu listeyi
biz yazmadık. Emniyet Genel Müdür Vekili Necati
Altıntaş isim isim Fethullahçıları tespit etmiş,
listelemiş ve devlet kurumlarına vermiştir.
İddianamede görevini yapan bu genel müdür hedef
alınmaktadır. Polis ve savcılıkta bana F.tipi
araştırmasını yapan İşçi Partilileri soruyorlar;
gidip yakalayacaklar!
Böylesine kendini Fethullah’a adamış Savcı olabilir
mi? Fethullahı koruyan, ona sahip çıkan bir
soruşturmaya dönüyor.
Niçin mi araştırıyoruz: FETHULLAHÇILARIN KÖKÜNÜ
KAZIMAK İÇİN!
İddianamede Fethullahçılıktan “dini görüş” olarak
söz ediliyor. Çok yanlış! Dini görüş değil
tarikattır, cemaattir. Tarikatlar ise Anayasamıza
göre yasaklanmıştır. Devrim Kanunlarına gçre suçtur.
Bunlar soruşturmanın Fethullah hoca adına
yürütüldüğünü göstermektedir.
DANIŞTAY SUİKASTİ
Biz Danıştay suikastini dinci gericiliğin yaptığını
söylüyor. İddianame, bunun dezenformasyon olduğunu
söylüyor. Oysa herkes bunun Haçlı İrticanın eylemi
olduğunda hem fikir. Savcıların görevi haçlı
irticayı korumak mıdır?
AKP’NİN KAPATILMASI
İddianame AKP’nin kapatılmasını savunmamızı suç
sayıyor. Evet kapatılması gerekir! Bunu istemekte
haklı olduğumuz Anayasa Mahkemesi kararı ile ortaya
çıkmıştır. İddianame AKP’yi de savunmakla
görevlidir.
DENİZ FENERİ YOLSUZLUĞU
İddinamede Ferit İlsever’le telefonda Deniz Feneri
soygununu konuşmamız suç sayılıyor. Demek ki Deniz
Feneri soyguncuları ile iddiacılar arasında bağ var.
ATATÜRK DÜŞMANLIĞI
İddianame bütünüyle, baştan sona Atatürk
düşmanlığıyla yazılmıştır.
İDDİANAME ÇÖKTÜ
Bu iddianame suç işlemeden yazılamazdı. Gerçeklere
dayanarak böyle bir iddianame yazılamaz. Bu
iddianame maddi delillerle tartışmasız olarak
çökmüştür.
GLADYO OPERASYONU
Gladyo Amerika’nın güdümünde bir çok operasyon
yaptı. Bunlardan biri de Amerika’nın Gladyo’nun
Endenozya’da Doğu Timor’u koparma operasyonudur.
Endenozya modeli! Ergenekon tertibi ile Türkiye’de
de Endenozya modeli uygulanmaktadır.
İDDİANAMENİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ
• Bu davaya “Ergenekon” adı kasıtlı olarak
verilmiştir. Bu adı lekelememek gerekirdi. Burada
bir kasıt vardır. Karen Fogg, “Türk tarihinin
hakkından gelmekten” söz etmişti.
• 2002’de erken seçimle Türkiye’de bir darbe
gerçekleşti.
• Tertibin ikinci ayağı 2006 yılında.2006 yılında
gelen bir bilgi notu, dava dosyasında bulunuyor.
Emniyet’in üst düzeyinden gelen bir bilgi bu. İşçi
Partisi’ne karşı bir tertip yapılacağı 2006 yılında
bize bildiriliyor.
DANIŞTAY SALDIRISI
• Bu bilgi notundan sonra Danıştay saldırısı oldu.
Danıştay Başkanı, başsavcısı, 2. başkanı, benim
sınıf arkadaşlarım. Bu nedenle ziyaret edip
başsağlığı dileğinde bulundum. Bir de mektup yazdım
Danıştay Başkanı’na. “Hangi saikle yapılırsa
yapılsın” diyor Başbakan. Bu açıklama, suikastçı ile
hükümetin aynı safta olduğunun itirafı.
ENDENOZYA MODELİ
• Endonezya Modeli’nin uygulanacağını söylüyor. Doğu
Timor’u Endonezya’dan koparmak için Endonezya
Ordusu’nu yıpratan bir kampanya yürütüldü. ABD’nin
güdümünde Endonezya Ordusu’nun işlediği suçlar ABD
tarafından ortaya sürülüyor.
• Bu tertip 2001 yılında uygulanıyor ve başarı
kazanıyor. 1 Nisan 2001 tarihli Aydınlık, yapılanı
önceden yazarak zihinleri açmıştır.
• Türkiye’nin Irak’ta ABD politikalarına direnmesini
bertaraf etmek için bu tertip uygulandı. Ecevit
Hükümeti ve TSK, ABD’ye karşı plan geliştirdi.
Türkiye, Irak’ın kuzeyinde bir güvenlik kuşağı
oluşturmayı kararlaştırdı. Bunun üzerine Türkiye
erken seçime götürüldü.operasyon yürütüldü.
• Org. Kıvrıkoğlu basına açıkladı: “Ben irticaya
karşı mücadelede Org. Özkök’e güvenmiyorum” dedi.
Org. Özkök’ün Gn.Kr.Bşk olmasını önleyecekti, bu
tertip ile Org. Özkök Gn. Kr. Başkanı oldu. Bu şema
gayri resmi yollarla kullanıldığı açığa çıkmış
bulunuyor.
• Türkiye’de Gladyo var.
• 1947’de Thruman Doktrini gereğince Yardım
anlaşmasıyla, CIA Komünizme mücadele yuvalanma
kuruluyor.
• 1952’de Seferberlik Tetkik Kurulu kuruluyor. Bunun
içinde Özel Harp Dairesi diye gizli bir yapı
faaliyete başlıyor.
• 6-7 Eylül 1955’te ABD ve İngiltere, NATO
aracılığıyla, Türk- Rumları birbirine düşürmek için
tertiplendi.
27 MAYIS GLADYOYU YARGILADI
• Gladyo Türkiye’de 1960’da Yassıada’da 6-7 Eylül
tertibini yargıladı. Üçü infaz edilen idam cezası
verildi. 27 Mayıs Devrimi’nde Özel Harp Dairesi’nden
10 subay tasfiye edildi.
• Bir Gladyocu olan Türkeş hepsinin tasfiyesini
önledi.
• 1964’te MAH MİT yapıldı. “Türkiye’de solu
dincilikle ezeceğiz” diye bir plan uygulandı.
Gerici, dinci kesimler komando kampları kuruldu.
Gladyo’nun eğittiği gençler, bağımsızlıkçı gençliğin
üzerine sürüldü.
• 12 Mart 71 darbesini Gladyo yaptı. Tertipler
düzenlendi. Araba vapurları batırıldı, kültür
merkezi yakıldı.
• 1977’den sonra istikrarsızlaştırma operasyonu
yürütüldü. Maraş, Çorum katliamları, 1 Mayıs 1977
tertibiyle 12 Eylül’ün zemini yaratıldı.
• 12 Eylül’de yeni bir statüko benimsedi. Tayip
Erdoğan, Abdullah Gül, 12 Eylül’ün programını
uygulayan, 12 Eylül’ün çocukları.
GLADYO’NUN BİR NUMARASI ABDULLAH GÜL!
• Türkiye’de Gladyo’nun 1 numarası Abdullah Gül, 2
numarası Tayip Erdoğan’dır.
• Biz 1996’da Aydınlık’ta Abramowitz Tayyip’i
Erbakan’ın yerine hazırlıyor diye kapak yapmışız.
• Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün iktidara
getirilmesi bir Gladyo operasyonudur.
• Gladyo, silahlı çete filan değil. Gladyo
iktidarımızı belirler.
• Ben 1997 Şubat’ında Cumhuriyet Gazetesi’ne Tayyip
Erdoğan’ın Başbakan Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı
olacağını söyledim. Ortada seçim vb. yoktu.
• Tayyip Erdoğan’ın 4 Kasım 2002’de Paul Wolfowitz’e
mektubu var. Beni Genelkurmay Başkanı ile görüştürün
diye yalvarıyor.
• Bu mektubu ortaya gazeteci Hayrullah Mahmut Özgür
de bu davada sanık. Bu mektubu çıkarma suçu cezasız
kalmazdı.
• 15 Kasım 2002’de Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök,
Tayyip Erdoğan ile görüştü. Hiçbir sıfatı olmayan
kişiyle nasıl görüşür. Amerika’dan talimat gelince
oluyor.
SEVSİNLER SİZİN DEMOKRASİNİZİ!
Devlet hukukla vardır. Hukuk yoksa devlet de yoktur.
1 Mart tezkeresinde, Türkiye bir işgalden
kurtarıldı. Bize en kızdıkları nokta budur. 99
AKP’li “hayır” dedi.
1 Nisan 2002 Powell- Gül görüşmesi. Gül açıkladı “ 2
sayfa 9 maddelik anlaşma” yaptığını. Hukukçuyuz,
böyle anlaşma olur mu, bu bir hizmet sözleşmesidir.
Kendi ağzıyla itiraf etti.
17 Temmuz günü, bu anlaşmayı bulduk ve açıkladık.
İşte Gladyo budur.
Bu Gladyo hukukuna göre, 4 Haziran 2003 günü
Süleymaniye’de Türk subayının kafasına çuval
geçirilmiştir.
Olayı duyunca ABD’den toplantıyı terk edip
Türkiye’ye dönen Hurşit Tolon şimdi zindanda.
Devletin belli kurumları (TSK, yargı) ayakta durmaya
çalışıyor.
Ben İP Genel Başkanıyım. Bu davayı İşçi Partisi
kapatma davası haline getirdiler. Her seçimden önce
beni hapse atıyorlar. Şimdi 29 Mart seçimleri, gene
hapisteyim. Buradan Gladyo’nun bir ve iki numarasına
sesleniyorum. Sevsinler sizin demokrasinizi!
Size bütün samimiyetimle gerçekleri anlattım. Dürüst
ve doğru olmaktan hiç kaybetmedim.
Bu dava aydınlanmıştır. Her şey ortaya çıkmıştır.
Eninde sonunda doğru karar vereceğinize inanıyorum.
Sanıklar da hakimler hakkında hüküm verirler. Biz
sizi aklıyoruz!
En başta çağrınız oldu. Hep birlikte hakikatı ortaya
çıkaralım dediniz.
Bırakın bizleri!
İşçi Partisi, Türkiye için gerekli!
Doğu Perinçek, Türkiye için gerekli!
Buradakiler Türkiye için gerekli!
NOT: Sayın Perinçek'in sorgu özeti ve sözlü
açıklamalarının tamamına sitemizin anayüzünde yer
alan "ERGENEKON DAVASI" bağlantısından ulaşarak,
okuyabilirsiniz.