İP Genel Başkan Yardımcısı Av. Hasan Basri
Özbey: [22 Haziran 2009]
MEHMET EYMÜR ve TETİKÇİ MEDYADAN YALAN VE
İFTİRALARIN HESABI SORULACAK!
İşçi Partisi, Sabah gazetesi ve ATV
televizyonunun dört gündür, eski MİT’çi Eymür’ün
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e yönelik
iftiralarına yer vermesi nedeniyle yayının
durdurulması istemiyle Ankara Asliye Hukuk
Mahkemesi’ne başvurdu. Ayrıca bu haksız saldırı
nedeniyle Eymür ve Sabah gazetesi aleyhine 50 bin
TL’lik tazminat davası açıldı. İşçi Partisi Genel
Başkan Yardımcısı Av. Hasan Basri Özbey, konuyla
ilgili olarak basın mensuplarına yaptığı açıklama ye
başvuru dilekçesini aşağıda sunuyoruz;
F tipi ve güdümlü medya tarafından Ergenekon
tertibinin başından bu yana yalan ve iftiralarla,
Türk Ordusuna ve İşçi Partisi’ne karşı psikolojik
savaş yürütülmektedir.
Çöküşün telaşına kapılan güdümlü medyanın
tetikçilerinden olan Sabah gazetesi ve ATV
televizyonu dört günden bu yana İşçi Partisi’ne ve
Genel Başkanımız Sayın Doğu Perinçek’e yönelik
ahlaksızca bir kampanya yürütmektedir.
Kampanyanın temel malzemesi CIA hesabına yasa dışı
faaliyetlerde bulunması nedeniyle iki kez MİT’ten
atılan Mehmet Eymür’ün yalan ve iftira oldukları
mahkeme kararlarıyla tescillenmiş beyanlarıdır.
Mehmet Eymür, sahte haham Tuncay Güney’e
söylettirdiği yalanları aynen tekrarlayarak,
tertipteki zavallı rolünü ve sorumluğunu bir kez
daha göstermektedir.
Eymür, 21 Haziran 2009 günü Sabah gazetesinde
yayımlanan mülakatında Ergenekon tertibindeki
rolünü, “Eğer bu önemli davada bir katkım olduysa
bundan çok memnuniyet duyarım” diyerek itiraf
etmektedir. Yine aynı mülakatta Ergenekon Savcısı
Zekeriya Öz’le ilişkisi sorulduğunda; “Bu dava
nedeniyle tanıdığını” söyleyerek aralarındaki
ilişkiyi açıklamaktadır.
Eymür ve Tuncay Güney’in anlatımlarının kof bir
yalan ve iftira olduğu Ergenekon davasında
kanıtlanmış ve Mahkemenin ara kararları ile sabit
olmuştur.
Ergenekon tertibi için İşçi Partisi Genel Başkanı
Doğu Perinçek ve Merkez Karar Kurulu üyesi Adnan
Akfırat aleyhine üretilen yalanlar, İstanbul 13.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamıyla çürütüldü.
Suçlamaların yalanlara dayandığı, resmi belgeler ve
sağlam kanıtlarla tek bir karanlık nokta
bırakılmayacak şekilde aydınlatıldı. Savcılar
uydurmaları kabul edip, düzeltme yapmak zorunda
kaldılar. Adnan Akfırat arkadaşımız, 12 Haziran 2009
günü mahkeme tarafından tahliye edildi.
Eymür’ün bu yalanları yeni değildir. Sayın Perinçek,
Ergenekon davasında bu yalanları ve nedenlerini
açıklamıştı. İlgili bölümü ekte bilginize sunuyoruz.
Perinçek ve Akfırat aleyhindeki yalanların Mehmet
Eymür’e aynen tekrarlattırılması çok dikkat
çekicidir. ATV ve Sabah, Eymür’ün suç olan
iftiralarına sorumsuzca yer vermektedir. 19 Haziran
akşamı ATV’nin ana haber bülteninde Eymür’ün
yalanları RTÜK’ün bütün düzenlemeleri çiğnenerek
yayımlandı. Sabah gazetesi ise, 20 Haziran’dan
itibaren Eymür’ün iftiralarına her gün tam bir sayfa
ayırıyor.
Bugün, Sabah Gazetesi’nin yayının durdurulması için
Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müracaat ettik.
Ayrıca yayın nedeniyle Mehmet Eymür, Sabah gazetesi
ve muhabir aleyhine İstanbul Asliye Hukuk
Mahkemesi’nde 50 bin liralık tazminat davası açtık.
EYMÜR ATEŞE SÜRÜLMÜŞTÜR
Anlaşılan o ki, tertipçiler altında kalmakta
oldukları tezgâhtan kurtulma umuduyla Eymür’ü ateşe
sürmektedirler.
Ergenekon tertibi çökmüştür. İşçi Partisi kararlı
bir şekilde mücadele ederek, kamuoyunu aydınlatarak,
tertibin amaçlarını ve sorumlularını açığa
çıkartmıştır. Süreç, tertipçilerin yargılanması
aşamasına girmiştir.
İşçi Partisi, tertibin Hükümetteki ve yargı ile
güvenlik kuvvetleri içindeki sorumlularını isim isim
saptamıştır. Bu nedenle tertibin merkez karargâhında
panik başlamıştır. Tertipte rol alan Yargı ve
Emniyet’teki F tipi görevlileri hapse girme korkusu
sarmıştır. İstanbul Emniyet’inde Terörle Mücadele ve
Organize Şube’de tayin taleplerinin arkası
kesilmemektedir. Hâkimlerimiz bile sorumluluktan
kurtulmak için istifa noktasına gelmişlerdir. Mehmet
Eymür işte bu koşullar ve zamanda ateşe sürülmüştür.
Paspas olmuş CİA imalatı bu yalanlar, sahibinin sesi
Mehmet Eymür’e bir kez daha söyletilmektedir.
Eymür’ü konuşturan muhabir, Savcı Zekeriya Öz’ün
sırdaşıdır. olması çok dikkat çekmiştir. Eymür,
MİT’e saldırırken Zekeriya Öz’e kendini kalkan
etmektedir. Sorulan sorular ve Eymür’ün yanıtları,
Ergenekon tertibini sürdürme zavallılığını açıkça
ortaya koymaktadır. Eymür’ün, Genel Başkanımız Doğu
Perinçek’e, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve MİT
Müsteşarlığı’na alçakça suçlamalar yönelterek
tutuklanmaktan kurtulacağı hesabını yaptığı
görülmektedir. Hayatı boyunca Türkiye aleyhinde ağır
suçlar işlemiş Eymür bu kez Amerika’ya kaçamayacak,
cezaevine girmekten kurtulamayacaktır.
SABAH VE ATV KENDİNİ YAKIYOR
Sabah gazetesi ve ATV kanalı, Eymür’ün işportaya
düşmüş pespaye yalanlarını, Partimize karşı
iftiraları yayımlayarak kendini yakıyor. Sabah ve
ATV yönetimlerini uyarıyoruz! Ergenekon tertibinin
yalan borazanlığının sonuçları çok ağır olacaktır.
Kaderlerini Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve
Fethullah Gülen’le birleştirenlerin sonu
karanlıktır. Sabah ve ATV yönetimlerini yayıncılık
ve gazeteciliğinin temel ilkelerine uymaları için
sorumlu davranmaya davet ediyoruz.
İHTİYATİ TEDBİR İSTEMLİDİR
ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI : Dr. Doğu Perinçek - İşçi Partisi Genel
Başkanı
VEKİLİ : Av. Hasan Basri Özbey – Av. Mehmet Aytekin
İlkiz Sokak No. 5/3 Sıhhiye Ankara
DAVALILAR : 1. Turkuvaz Gazete Dergi Basım AŞ
Barbaros Bul. No:153 Cam Han Kat:5 Beşiktaş/İstanbul
2. Abdurrahman Şimşek (aynı adreste)
3. Mehmet Eymür
Ferahevler Mah. Yeni Beldemiz Sitesi A/6 Blok D.9
Sarıyer/ İstanbul
DİLEKÇE KONUSU : Yayın yoluyla müvekkil Dr. Doğu
Perinçek’in kişilik
haklarına saldırı, yargılamayı etkileme, gizlilik
kuralı ve
kısıt kararını ihlal nedenleriyle dava konusu
yayının
durdurulmasına ilişkin ‘ihtiyati tedbir’
istemimizdir.
AÇIKLAMALAR :
A. Davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım AŞ, Türkiye
çapında yayın yapan Sabah Gazetesi’nin sahibidir.
Davalı Abdurrahman Şimşek aynı gazetenin haber
merkezinde görevli elemanıdır. Diğer davalı Mehmet
Eymür ise söz konusu dizi/haber yayındaki ifadelerin
sahibidir.
Adı geçen davalılar, 20.06.2009 tarihinde
yayınlanmaya başlayıp halen devam eden bir dizi
haber/yazı ile yapmış oldukları yayında;
• Müvekkil İşçi Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu
Perinçek’e yönelik gerçek dışı ve müvekkilin kişilik
haklarına ağır saldırılar içeren anlatımlarda
bulunmuşlardır. Kişilik haklarına ağır saldırı ve
hakaret içeren sözlerin sahibi, davalılardan Mehmet
Eymür’dür. Diğer davalılar da, yayıncı sıfatı ile bu
sorumluluğa ortak olmuşlardır.
• İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmekte
olan kamuoyunda “Ergenekon Davası” olarak bilinen
2008/209 esas sayılı davayı etkileme gayreti içine
girmişlerdir. Yine davada müvekkil tarafından
kanıtlanmış, Savcılık Makamı tarafından suçlama
konusu olmaktan çıkarılmış ve Mahkemece tespit
edilmiş hususlara aykırı olarak, masuniyet karinesi
ihlal edilerek yalan ve iftiralara yer verilmiştir.
• Anılan kovuşturmanın yanı sıra aynı konuda devam
etmekte olan bir soruşturma daha mevcuttur. Bu
soruşturma bakımından var olan gizlilik kuralı ve
kısıt kararı da ihlal edilmektedir.
B. Davalılarca röportaj biçiminde hazırlanıp
yayınlanmak suretiyle müvekkil Genel Başkan’a
yönelik yapılan ağır saldırı içerikli ifadeler ve
yapılan röportajın 21.06.2009 tarihinde yayınlanmış
şekli aynen şu şekildedir:
Eymür, Ergenekon tutuklusu Doğu Perinçek ve grubunun
Çin, Almanya ve diğer ülkelerle olan mali
bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi
Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür'e göre Ergenekon
davası, Türkiye tarihinin en önemli davalarından
biri. Ergenekon'un, kesinlikle siyasi bir dava
haline getirilmemesi gerektiğini düşünen Eymür,
MİT'in savcılara daha çok yardım etmesini istiyor.
Eymür, Perinçek grubunun Çin, Almanya ve diğer
ülkelerle mali bağlantılarının araştırılması
gerektiğine de işaret ediyor.
- Veli Küçük'ü yıllardır tanıyorsunuz. Veli Küçük'le
-Perinçek grubu ile arasının iyi olduğunu bildiğiniz
halde neden görüşmeye devam ettiniz?
EYMÜR: Derinlemesine bilmiyordum, inanmıyordum,
yakıştıramıyordum diyelim. Veli Küçük'ü 1980'li
yıllarda Mardin'de tanımıştım. Dostluğunu sevdiğim
bir insandır. Beraber olduğumuzda sohbet eder,
eğlenirdik. Güzel saz çalar, iyi de türkü söyler.
İzmit'te görevliyken daha sık görüşüyorduk. Ailece
görüşürdük, rahmetli annemle filan da resimleri var.
Dostum dediğim bir insanın bu ülkeye, bize bu kadar
düşmanlık eden bir grupla birlikte olmasını havsalam
almıyor. Suçu varsa tabii ki bedelini ödeyecek.
SAVCI ÖZ'Ü TANIMIYORDUM
- Ergenekon savcısını yönlendirdiğiniz öne
sürülüyor. Bu iddiaya cevabınız ne olacak?
- Kalitesiz bir uydurma, safsata. Bu, savcı Zekeriya
Öz'ü küçültmek için yaratılmış bir fabrikasyon.
Davada rolüm olduğu iddiası için de şunu
söyleyebilirim: Eğer bu önemli davada bir katkım
olduysa bundan çok memnuniyet duyarım.
- Savcı Öz'ü daha önceden tanıyor muydunuz?
- Hayır, ben kendisini önceden tanımıyorum. Bu dava
nedeniyle tanıdım.
- Peki sizin "Dava sürecinde asıl şuralara
bakılmalı" dediğiniz yerler var mı?
- Susurluk olayında olduğu gibi Ergenekon davasında
da savcılar MİT'in kendilerine yeterli bilgi
vermediğini, yardımcı olmadığını söylüyorlar.
Savcıların bu düşüncesini bertaraf edecek tedbirler
alınması lazım. Bir diğer husus Ergenekon
soruşturmasında sanıkların mali durumunun
araştırılmasıdır. Bu yapılanmanın teorisyeni ve
tatbikatçısının Perinçek olduğuna inanıyorum. Mali
kaynakları kesinlikle araştırılmalıdır.
Çin'de birtakım ticari faaliyetler yürüttükleri
söyleniyor. Ayrıca yine mali olarak Almanya ile
bağlarının olduğu yönünde bilgiler var. Alman
bankalarıyla bazı ilişkilerinin olduğu söyleniyor.
Bunların ortaya çıkarılması lazım. Yayın organları,
dergileri, TV'leri var. Çok sayıda militanca çalışan
avukatı, her zaman eylem yapmaya, kavga ve kargaşaya
hazır gençlerden oluşan "Öncü Gençlik" teşkilatları
var. Bu değirmenin suyu nasıl ve nereden gelen para
ile dönüyor? Önemsenmeden geçilecek bir örgütlenme
değil. Bir de görünmeyen yanını düşünün. Türkiye
Cumhuriyeti'nin bekası için Perinçek grubunun
faaliyetlerinin ortaya çıkarılması lazım.
C. Davalılardan Mehmet Eymür isimli kişi, eski MİT
Kontr Terör Daire Başkanlığı yapmış kişidir. Evvelki
yıllarda da müvekkil Genel Başkan’a, önderlik
yaptığı İşçi Partisi”ne ve kimi Parti önderlerine
daha önce de kişilik haklarına ağır saldırı içeren
tümcelerle saldırılarda bulunmuştur.
Yapılan bu saldırılardan biri şudur: Yine, Mehmet
Eymür tarafından yazılan ve Elif Kitapevi Milenyum
Yayıncılık Ltd. Şti. tarafından basım ve dağıtımı
yapılan ‘Sentez’ isimli kitapta; müvekkil İşçi
Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek ve Parti
önderlerinden İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Ferit İlsever, İşçi Partisi eski Genel Başkan
Yardımcısı Hasan Yalçın ve Aydınlık Dergisi’ne
yönelik ağır saldırılarda bulunulmuştur. Anılan bu
yayında da hakaretamiz pek çok ifade yer almış ve
müvekkil Genel Başkan hakkında çok özetle şu sözler
sarfedilmişti :
“ KİM BU DOĞU PERİNÇEK ?
“Bir gün Marksist, ertesi gün Anti-Sovyet, bir başka
gün Maocu, PKK’cı, Kemalist, Ulusalcı, kılıktan
kılığa giren bir şarlatan, iyi bir provokatör, yalan
haber ve kara propaganda ustası...” (s. 222)
* “Ama provokatör Perinçek çabuk yalan üretir.” (s.
226)
“ O şimdi de ‘Ulusal TV’ kandırmacası peşinde...
Yine bir sürü garibi dolandırıp ‘Ulusal TV’ adıyla
bir TV kuracakmış.” (s. 227)
* “Merakla bekliyoruz, devlet provokatör çetesinin
TV’sine müsaade edecek mi ?” (s. 227)
* “ Perinçek’in insanları kandırmakta mahir olduğu
biliniyor. Bu zaten onun normal görevi. Perinçek’te
yalandan bol ne var.”(s. 229)
* “Perinçek yıllardır, askerleri, polisleri,
MİT’çileri ve muhalif olduğu diğer aşırı uçları
teşhir ederek, adreslerini, resimlerini
yayınlayarak, yüzlerce kişinin öldürülmesine neden
oldu. Bilinçsiz insanları cinayete azmettirdi,
yalanlarla kitleleri kışkırttı.” (s. 231)”
Görüldüğü üzere, anılan bu kitaptan alıntıladığımız
ifadeler ile 20-21 Haziran 2009 günleri Sabah
Gazetesi’ne verilen röportajdaki tümceler birebir
örtüşmektedir.
Belirtelim ki, davalı Mehmet Eymür tarafından
yazılan SENTEZ isimli kitap hakkında da tarafımızca
manevi tazminat istemli dava açılmış; İstanbul 8.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava yerel
Mahkemede reddedilmiş; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin
“Davacılara uygun bir miktar tazminat verilmesi
gerekirken;davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır”
gerekçesiyle karar bozulmuş ve bozma üzerine yapılan
yargılama sonucunda davalı Mehmet Eymür, dosya
davacıları olan İşçi Partisi Genel Başkanı ve
yöneticilerine tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.
Ç. Müvekkillerden İşçi Partisi Genel Başkanı Dr.
Doğu Perinçek, bir bütün olarak yaklaşık 40 yıldır
devam eden Aydınlık Hareketi’nin lideri
konumundadır. Davacı asıl Mehmet Eymür de (bilindiği
üzere) yönetici görevler üstlenmiş eski bir MİT
mensubudur.
Davacı, yazmış olduğu pek çok yazıda, kitapta
Aydınlık Hareketi’nin yöneticilerine ağır
hakaretlerde bulunmuş ve asılsız iftira içeren
hususları dile getirmiştir. Özellikle, bir dönem
bulunduğu Amerika’da ‘www.atin.org” isimli internet
sitesinde vekilliklerini yürüttüğümüz İşçi Partisi
ve yöneticilerine karşı yazdığı yazılar nedeniyle
açılmış bulunan pek çok dava ve şikâyet; Mehmet
Eymür isimli kişinin adresinin yokluğu ve tebliğ
imkânsızlığı nedenleriyle akamete uğramıştır.
Mehmet Eymür isimli bu kişi, saçma iddialarını
öylesine ifrada vardırmıştır ki; “Genel Başkan Doğu
Perinçek, dönemin Gen. Bşk. Yard. Hasan Yalçın ve
İşçi Partisi ile Aydınlık Hareketi’nin yayın
organlarının, Hizbullah isimli terör örgütünün
hizmetinde olduğu” biçiminde ifadeler dahi
kullanmıştır.
Geçmiş dönemde de Mehmet Eymür hakkında MİT
Yasası’na muhalefet etmek suçundan ötürü Ankara 9.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmış ancak bulunduğu
Amerika’dan ülkenin gerçek vatanseverlerine
iftiralarını sürdürmüştür.
Aynı dönemde. bu kişi hakkında Parti başkan ve
yöneticilerine yönelik hakaret ve iftiralarına karşı
açılan davaların yanı sıra; 24.08.2000 tarihinde de,
(dönemin) İP Genel Başkan Yardımcısı (eski Tabii
Senatör) Sayın Suphi Karaman tarafından Başbakanlık
Makamı’na müracaat edilerek, yakalanıp Türkiye’ye
getirilmesi istenmiştir.
Davacı asıl, her dönem Aydınlık Hareketi’ne karşı
bir “öfke ve kin duygusuyla” hareket etmiş;
husumetini her daim ve dönemde dile getirmiş; gerek
kendisinin gerekse teşkilat olarak MİT’in Aydınlık
Hareketi’nin bağlantılarını çözemediğini ifade
etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR İSTEMİ
Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi, şahsiyet hakkı
hukuka aykırı bir biçimde tecavüze uğrayan kişinin,
uğradığı manevi zarara karşı manevi tazminat talep
edebilmesine imkân tanırken, 4721 sayılı Medeni
Kanun’un 24. maddesi, kişilik hakları saldırıya
uğrayan kişiye hâkimden, saldırganlara karşı
korunmayı da talep imkânı vermiştir.
Mevzuatımızın verdiği imkanlar uyarınca, müvekkile
yönelik sırf saldırı ve yıpratma amacıyla yazılan ve
yayınlanan yayının durdurularak, bu yayın nedeniyle
oluşan zararın artmaması bakımından da yayınla
ilgili ivedilikle toplatma kararı verilmesini Sayın
Mahkemenizden talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
KANITLAR : Dava konusu yayın aslı ve sair her tür
yasal kanıt.
SONUÇ ve İSTEM : Belirtilen nedenlerle, her onurlu
insan gibi müvekkil Genel Başkan da kişilik
değerlerine yapılan bu saldırıdan büyük bir
rahatsızlık duymaktadır. Ülke siyasetinde gerek
vatanseverliği gerekse de ahlakıyla kırk yıla yakın
bir süredir dost/düşman herkesin saygısını kazanan
müvekkilin, bu yayından dolayı uğradığı saldırının
durdurularak;
• Dava konusu yayının devamının engellenerek,
dizi/haber şeklinde yapılan yayının durdurulması
hususunda karar verilmesini
Yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretine de
hükmedilmesini saygıyla talep ediyoruz.
Davacı İşçi Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek
Vekilleri Av. Hasan Basri Özbey - Av. Mehmet N.
Aytekin