ip bayrak ip bayrak  


        

 

         * Özgeçmişi
         * Malvarlığı
         * Dört koldan soyağacı
         * Şematik Soyağacı
         * "Perinçek" Soyadı
         * Adıgüzel Ağanın Destanı
         * O'nun hakkında yazanlar

         * Sıkça sorulan sorular
         * Gelen Mektuplar
         *
Ziyaretçi Defteri

Basından Seçmeler

Aydınlık Başyazısı

 

 


Anasayfa | Özgeçmişi | Kitapları | Fotoğraflar | Video | İletişim | Ziyaretçi Defteri


Hasan Basri Özbey: [19 Mayıs 2009]

Abdullah Gül Yargılanmalıdır!

 

 

 

İşçi Partisi, “Kayıp trilyon”larla ilgili olarak, milletvekilliği ve dokunulmazlığı sona eren Abdullah Gül hakkında, 29 Ağustos 2007 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, özel evrakta sahtecilik ve 2820 sayılı kanuna muhalefet suçlamasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 14.09.1999 tarih ve Basın hz. 1998/1160 sayı ile açılan, ancak dokunulmazlığı nedeniyle ertelenmiş olan soruşturmanın ve kamu davasının sürdürülmesi talebinde bulunmuştu.

ABDULLAH GÜL’ÜN DOKUNULMAZLIĞI SONA ERMİŞTİR
Kayseri Milletvekili ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 28 Ağustos 2007 tarihi itibariyle Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Cumhurbaşkanı seçilmiş olmakla milletvekilliği ve bakanlık görev ve sıfatları sona ermiş bulunmaktadır. Dolayısıyla bundan böyle Anayasa’nın 83. maddesinde düzenlenen yasama dokunulmazlığından yararlanması söz konusu değildir. Keza Cumhurbaşkanı seçilmekle bakanlık görevi de sona erdiğinden, Anayasa’nın 112. maddesinde öngörülen dokunulmazlığa da sahip bulunmamaktadır.
Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’na ilişkin 101–108. maddelerinde dokunulmazlığa yönelik bir düzenleme yoktur. Aksine, 105. maddede yer alan düzenlemede, yalnızca “vatana ihanet”den dolayı yargılanabilmesi için TBMM üye tam sayısının en az üçte birinin teklifi üzerine üye tam sayısının en az dörtte üçünün karar vermesi gerektiği öngörülmüştür. Bu da yalnızca Cumhurbaşkanlığı görevi sırasındaki eylemlerinden dolayı suçlandırmalarda aranacaktır. Dolayısıyla, bunun dışındaki suçlar ve Cumhurbaşkanı seçilmeden önceki eylemleri nedeniyle yargılanmasını önleyecek bir anayasal düzenleme yoktur.
1924 Anayasası’nın 41. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, ancak 1961 ve 1982 Anayasalarında yer almayan hükümde; “Cumhurbaşkanının özlük işlerinden dolayı sorumlanması gerekirse, Anayasanın milletvekilliği dokunulmazlığı ile ilgili 17. maddesi hükümlerine uyulur” deniliyordu. Anayasa koyucu, bilinçli bir seçimle bu hükme daha sonraki Anayasalarda yer vermemiştir. Çünkü, dokunulmazlığa gereksinim duyacak bir kişinin Cumhurbaşkanı olabileceği düşünülmemiş, böyle bir kişi bu makama yakıştırılmamıştır.
Anayasa’nın 10. maddesine göre; “Herkes…ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…Hiçbir kişiye…imtiyaz tanınamaz…Devlet organları…bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”.
Bu nedenle, dokunulmazlığı sona ermiş bulunan Abdullah Gül’ün işlediği suçlar nedeniyle kovuşturulması, daha önce hakkında açılmış kamu davalarına Anayasa’nın 83. maddesi uyarınca zamanaşımı hükümleri uygulanmaksızın devam edilmesi hukuk devletinin gereğidir.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin almış olduğu karar yerindedir ve Cumhurbaşkanı seçilmekle dokunulmazlığı sona eren Abdullah Gül “Kayıp Trilyon” davasından yargılanmalıdır.

 

Bu yazı ile ilgili görüşlerinizi 'Ziyaretçi Defteri'nde paylaşabilirsiniz.

 



Anasayfa | Özgeçmişi | Kitapları | Fotoğraflar | Video | İletişim | Ziyaretçi Defteri