Ergenekon Davası
Üzerinden Danıştay Sanıklarını Kurtarma Operasyonu
yürütülüyor!
Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun 102.
maddesine göre;
“Ağır Ceza
Mahkemesi’nin görevine giren işlerde tutukluluk
süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu
hallerde, gerekçesi gözetilerek uzatılabilir;
uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.” Bu hüküm
5320 sayılı yasanın 12.maddesi uyarınca 31
Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe girecek.
Böylece; aslında karar aşamasında bulunan
Danıştay davasının, daha uzun yıllar süreceği
belli olan Ergenekon davası ile birleştirilmesi
halinde; Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet
gazetesinin bombalanması eylemlerinden
yargılanan sanıklar hakkında önümüzdeki 1,5 yıl
içinde karar verilmesi mümkün olamayacağından,
31 Aralık 2010 tarihinden sonra, tutuklu
kaldıkları süre dikkate alınarak mutlaka tahliye
edilmeleri gerekecektir.
Bu sonucun doğmasında sorumluluğun Ergenekon
Davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza
Mahkemesi’ne ait olduğunu söyleyen Cengiz;
“İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Ergenekon
iddianamesini kabul etmekle kamu vicdanının asla
kabul edemeyeceği bu duruma neden olmuştur”
dedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuran
İşçi Partisi avukatları, Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun 10 ve 16. maddeleri uyarınca Danıştay
saldırısı ve Cumhuriyet gazetesinin
bombalanmasıyla ilgili iddiaların Ergenekon
dosyasından ayrılarak sürdürülmesini ve Danıştay
sanıklarını kurtarma operasyonunun önlenmesini
talep ettiler.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi
Başkanlığı’na
Dosya No : 2008/209
Konu : Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet
gazetesine bomba atılması
olaylarına ilişkin Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesi dosyasının
davamızla birleştirilmesinin reddine ve anılan
olaylara ilişkin
iddiaların davamızdan tefriki ile yargılamanın
bir başka esasla
sürdürülmesine karar verilmesi istemidir.
Ergenekon dosyası üzerinden Danıştay sanıklarını
kurtarma operasyonu
Danıştay’a yapılan saldırı ve Cumhuriyet
gazetesine bomba atılması olaylarının görüldüğü
davanın Ergenekon davası ile birleştirilmesi
girişimi, “Ergenekon” adıyla bir terör örgütü
yaratma, bu iddia ile yargılanan sanıklar
hakkında “kanıt” üretme çabasıdır.
Esas amaç bu olmakla beraber, bu girişim aynı
zamanda Danıştay sanıklarını kurtarma
operasyonudur. Bu yolla, Danıştay saldırısı ve
Cumhuriyet gazetesine bomba atılması fiillerinin
sanıklarının önce tahliyesi, daha sonra da ceza
zamanaşımı hükümlerine göre cezadan kurtulmaları
sağlanmaya çalışılmaktadır.
- Mayıs 2006’da gerçekleştirilen eylemlerin
üzerinden 3 yıl geçti. Sanıklar yaklaşık 3
yıldır tutuklular. Yargı pratiği gözetildiğinde,
yüzlerce sanığın, binlerce sayfa iddianameler,
bin kadar klasörden oluşan ve ucu açık
soruşturmalarla sürdürülen bu Ergenekon
davasının 20-30 yıl sürme olasılığı vardır.
- (5271 sayılı) Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
(06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı kanunun 18.
maddesi ile değişik) 102. maddesinin 2.
fıkrasına göre:
“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde,
tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre,
zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek
uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı
geçemez”.
(5320 sayılı) Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük
ve Uygulama Hakkında Kanun’un (11.05.2005 tarih,
5347 sayılı kanunun 2. maddesi ve 26.02.2008
tarih, 5739 sayılı kanunun 6. maddesi ile
değişik) 12. maddesinin 1. fıkrasında;
“Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesi, aynı
Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendinde yazılı suçlar ile ağır ceza
mahkemesinin görev alanına giren suçlar
bakımından, 31 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe
girer. Bu süre zarfında 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun 110 uncu maddesinin
uygulanmasına devam olunur” denilmiştir.
Bu yasal düzenlemeye göre; aslında karar
aşamasında bulunan Danıştay davasının, daha uzun
yıllar süreceği belli olan Ergenekon davası ile
birleştirilmesi halinde; Danıştay saldırısı ve
Cumhuriyet gazetesinin bombalanması
eylemlerinden yargılanan sanıklar hakkında
önümüzdeki 1,5 yıl içinde karar verilmesi mümkün
olamayacağından, 31 Aralık 2010 tarihinden
sonra, tutuklu kaldıkları süre dikkate alınarak
mutlaka tahliye edilmeleri gerekecektir.
Bu sonucun sorumlusu,
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’dir
Doğacak bu sonucun sorumlusu İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesi’dir. Bu mahkeme, Ankara 11. Ağır
Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davada
yargılamaya konu Danıştay saldırısı ve
Cumhuriyet gazetesinin bombalanması olaylarına
yer verilen ve ikinci bir yargılamaya konu
edilmek istenen Ergenekon İddianamesini bu
biçimiyle kabul etmekle bu sonuca yol açmıştır.
Doğru olan, Ankara’da görülmekte olan davada
yargılamaya konu bu eylemler ve bunlara ilişkin
iddiaların ikinci bir yargılamaya konu
edilemeyeceği belirtilip İddianamenin
reddedilmesi; bu iddialar ve kanıtlarının
İddianameden çıkarılıp Ankara’da görülmekte olan
dava dosyasına gönderilmesinin istenmesi idi. Bu
yapılmamıştır. Nitekim, gerek Yargıtay 9. Ceza
Dairesi’nin birleştirme yönündeki bozma
kararının ve gerekse Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesi’nin buna uyma kararının gerekçesi
budur.
Hatayı düzeltmek,
planı bozmak mümkündür
Ama her şeye rağmen, gelinen noktada, kamu
vicdanının kabul edemeyeceği bu durumu düzeltmek
mümkündür:
- Henüz davaların birleştirilmediği bu aşamada,
(5271 sayılı) Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 10.
maddesi uygulanabilir. Anılan madde şöyledir:
“(1)Kovuşturma evresinin her aşamasında,
bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine
veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar
verilebilir.
“(2) …
“(3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan
davalara aynı mahkemede devam olunur”.
Buna göre, Ergenekon davasında yer alan Danıştay
saldırısı ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanması
ile ilgili iddialar önce, halen görülmekte olan
Ergenekon davasından ayrılır ve ayrı bir dosya
açılır; sonra da bu dosya Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesi’nin dosyası ile birleştirilerek
yargılaması sürdürülüp sonuçlandırılır.
- Veya birleştirilecek olan bu davaların, (5271
sayılı) Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, bağlantılı
olduğu iddia edilen ceza davalarının
birleştirilmesinin düzenlendiği 16. maddesinin
4. fıkrasında yer alan “Birleştirilmiş olan
davaların ayrılması da bu suretle olur” hükmü
uyarınca birleştirildikten sonra, Ankara 11.
Ağır Ceza Mahkemesi’nden gönderilen dava
dosyasındaki kanıtlarla birlikte ayrılması ve
ayrı bir esasla yürütülüp sonuçlandırılması da
olanaklıdır.
İstem : Açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin
söz konusu
dosyasının davamızla birleştirilmesi isteminin
reddine;
2. Aksinin düşünülmesi halinde, davamızın
İddianamesinde de
yer alan Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet
gazetesinin
bombalanması ile ilgili iddiaların, CMK’nun 10.
maddesi
uyarınca, davamızdan ayrılarak ayrı bir dosya
açılmasına;
yeni bir esasa kaydedilecek bu dosyanın Ankara
11. Ağır Ceza
Mahkemesi’nin dosyası ile birleştirilerek
yargılamasının
sürdürülüp sonuçlandırılmasına;